🕌 İkindi 16:01💵 USD 48,52💶 EUR 56,28💷 GBP 65,66⛅ Adıyaman 34°Son deprem: AKDENIZ 2.8
ADIYAMAN HABER
Eğitim

Mustafa Yılmaz: PISA Sonuçları Türkiye Eğitiminin Yönünü Gösteriyor

Mustafa Yılmaz, Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından uygulanan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) sonuçlarının Türkiye'nin eğitimde doğru yönde ilerlediğini gösterdiğini ifade etti. Yılmaz, PISA'nın sadece bilgi değil, bilginin gerçek hayatta kullanılabilme becerilerini ölçtüğünü vurguladı.

P
PERRE / Adıyaman
Mustafa Yılmaz: PISA Sonuçları Türkiye Eğitiminin Yönünü Gösteriyor
ADIYAMAN HABER 'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyinKaynak ekle

Yılmaz, PISA'nın eğitim sistemlerinin ezbere mi yoksa beceri temelli öğrenmeye mi dayandığını ortaya koyduğunu belirtti. Bir ülkenin gerçek gücünün, sınıflarında yetişen çocukların dünyayı okuma, anlama ve değiştirme becerisinde saklı olduğunu ifade etti. Bu nedenle eğitim meselesinin milletlerin geleceğe yazdığı en ciddi mektup olduğunu dile getirdi.

Türkiye'nin PISA değerlendirmelerine 2003 yılında katıldığını hatırlatan Yılmaz, ilk dönemlerde OECD ortalamalarının gerisinde kalan ülkenin son yıllarda daha istikrarlı bir performans sergilediğini aktardı. Pandemi döneminde birçok ülkede öğrenme kayıpları yaşanırken, Türkiye'nin bu süreçte direnç göstermesinin ve sıralamalarda yükselmesinin önemine dikkat çekti. Yılmaz, PISA 2025 sonuçlarında Türkiye'nin üç temel alanda da sıralamasını yükseltmesinin, eğitimdeki dönüşümün tesadüfi olmadığını savundu.

Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmaların sınıf ortamlarına, ölçme-değerlendirme anlayışına ve öğretim süreçlerine yansıdığını belirten Yılmaz, bu başarının arkasında eğitim camiasının ortak emeği olduğunu vurguladı. Dijital eğitim içeriklerinin güçlendirilmesi, öğrencilerin temel becerilerinin izlenmesi ve öğretmenlerin mesleki gelişimine yönelik çalışmaların sonuçlara önemli katkı sunduğunu ifade etti. Yılmaz, bu başarının yalnızca bir kurumun değil, öğretmeninden öğrencisine, okul yöneticisinden velisine kadar geniş bir eğitim ailesinin ortak emeğinin sonucu olduğunu söyledi.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni de değerlendiren Yılmaz, modelin yalnızca ders içeriklerini değiştiren teknik bir düzenleme olmadığını dile getirdi. Modelin, öğrenciyi bütüncül biçimde yetiştirmeyi hedefleyen yeni bir eğitim anlayışı sunduğunu belirtti. Akademik başarı kadar karakter gelişimini, milli ve manevi değerleri, üretkenliği, sorumluluk bilincini ve çağın gerektirdiği becerileri önemseyen bu yaklaşımın, eğitimde uzun vadeli bir zihniyet dönüşümünün kapısını araladığını ifade etti.

Türkiye'nin eğitimde elde ettiği olumlu sonuçların önem taşıdığını ancak bunun tek başına yeterli olmadığını belirten Yılmaz, başarıyı kalıcı hale getirmenin asıl hedef olması gerektiğini vurguladı. Eğitimde asıl başarının bir sınav döneminde yükselmekten çok, bu yükselişi kalıcı hâle getirebilmekten geçtiğini söyledi. Bunun yolunun okuldan okula değişen imkân farklarını azaltmaktan, öğretmeni sistemin merkezine daha güçlü biçimde yerleştirmekten ve her öğrencinin potansiyeline ulaşabileceği bir öğrenme iklimi kurmaktan geçtiğini belirtti.

Yapay zekâ, dijital dönüşüm, iklim krizi ve hızla değişen mesleklerin eğitim sistemlerini yeniden şekillendirdiğini belirten Yılmaz, geleceğin öğrencilerinden yalnızca bilgi sahibi olmalarının değil, bilgiyi sorgulamaları ve dönüştürmeleri gerektiğini ifade etti. Çocuklardan eleştirel düşünebilmeleri, karşılaştıkları bilgiyi süzgeçten geçirebilmeleri, farklı disiplinler arasında bağ kurabilmeleri ve insan kalmayı unutmadan teknolojiyle yol alabilmeleri beklendiğini dile getirdi.

PISA'nın eğitim sisteminin nihai amacı olmadığını vurgulayan Yılmaz, ancak doğru yolda olup olmadığımızı gösteren güçlü bir pusula olduğunu belirtti. Millî Eğitim Bakanlığının kararlı çalışmaları, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin ortaya koyduğu bütüncül bakış ve eğitim camiasının ortak emeği birleştiğinde gelecek adına daha güçlü bir umut ortaya çıktığını ifade etti. Yılmaz, Türkiye'nin eğitimde uzun vadeli hedefinin yalnızca sınavlarda daha yüksek puan alan değil; düşünen, sorgulayan, üreten, teknolojiyi etkin kullanan, değerlerine bağlı ve toplumsal sorumluluk taşıyan nesiller yetiştirmek olması gerektiğini söyledi.

Bizi Takip Edin

Haberler yükleniyor…