Kayaönü ve Ahmethoca Yangınına Etkin Soruşturma Çağrısı
İnsan Hakları Derneği (İHD) Adıyaman Şubesi, Kayaönü ve Ahmethoca köylerinde meydana gelen yangınla ilgili detaylı bir rapor yayımladı. Hazırlanan raporda, yangının çıkış nedenlerinin araştırılması ve sorumluların ortaya çıkarılması için etkin bir soruşturma çağrısı yapıldı.

İHD Adıyaman Şube Eş Başkanı Av. Bülent Çınar liderliğindeki heyet, yangın bölgesinde incelemelerde bulundu. Av. Naci Özdoğan, Halil Halhalli ve Onur Angay'ın da yer aldığı heyet, mağdur köylülerle görüşerek tespitlerini kayıt altına aldı.
Köylüler, yangının ilk olarak Ahmethoca Köyü sınırlarında dumanlarla fark edildiğini belirtti. Yangının yakınındaki taş ocağında aynı saatlerde patlatmalar yapıldığı ancak kesin çıkış nedeninin bilinmediği ifade edildi.
Raporda yer alan köylü beyanlarına göre, ilk ihbarlar öğleden sonra yapılmasına rağmen kara araçlarıyla müdahale saat 16.00 sıralarında başladı. Bu gecikme sırasında rüzgârın etkisiyle alevlerin hızla yayıldığı öne sürüldü.
Yangında fıstık, badem, zeytin ve meşe ağaçlarının bulunduğu bahçelerin tamamen yandığı, sulama sistemlerinin zarar gördüğü belirtildi. Binlerce dönümlük mera ve ormanlık alanın kül olduğu, köylülerin gece yarısına kadar kendi imkânlarıyla söndürme çalışmalarına katıldığı aktarıldı.
Yangının taş ocağındaki faaliyetlerle bağlantılı olup olmadığının araştırılması gerektiği yönündeki iddialar da rapora yansıdı. İHD heyetinin saha incelemelerinde yangının yaklaşık 50 hektarlık alanda etkili olduğu tespit edildi.
Yerleşim alanlarının büyük ölçüde köylülerin bireysel çabalarıyla korunduğu, ancak ekili bahçeler ile ormanlık alanların ciddi zarar gördüğü vurgulandı. Bölge halkının temel geçim kaynağının tarım ve hayvancılık olduğuna dikkat çekildi.
Raporda, köylülerin anlatımları ve saha gözlemleri doğrultusunda yangın öncesinde ve sırasında yeterli önlemlerin alınmadığı değerlendirildi. İhbarlara rağmen müdahalenin geciktiği iddialarının, kamu görevlileri açısından olası "görev ihmali" yönünden de araştırılması gerektiği ifade edildi.
İHD raporunda, aynı bölgede daha önce de benzer yangınların yaşandığı hatırlatıldı. 2020 yılında Tümrüz Tepe'de 2,5 hektarlık alanın, 2024 yılında ise Ahmethoca-Kayaönü sınırında yaklaşık 200 dönümlük alanın yandığı belirtildi.
Bu olayların yeterince aydınlatılamamasının yeni yangınlara zemin hazırladığı değerlendirmesinde bulunuldu. Raporda, Türk Ceza Kanunu, Orman Kanunu ve Çevre Kanunu'ndaki ilgili hükümler hatırlatılarak, olayın suç teşkil edebileceği değerlendirmesi yapıldı.
Yangının kasten çıkarılması, mala zarar verilmesi, genel güvenliğin tehlikeye sokulması ve orman yangınlarına ilişkin düzenlemelerin soruşturma kapsamında dikkate alınması gerektiği ifade edildi. İHD heyeti, raporunda özellikle üç temel konunun açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Bu konular; yangının kasıtlı olarak çıkarılıp çıkarılmadığı, yangının başladığı bölgede bulunan taş ocağında aynı gün patlatma yapılıp yapılmadığı ve yapılan ihbarlara rağmen yangına zamanında müdahale edilip edilmediği olarak sıralandı.
Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hem bu yangına hem de geçmiş yıllarda aynı bölgede yaşanan benzer olaylara ilişkin kapsamlı soruşturma yürütmesi çağrısında bulunuldu. Ayrıca zarar gören köylülerin zararlarının Valilik tarafından tespit edilerek karşılanması talep edildi.
Raporun sonuç bölümünde, yangının çıkış nedenine ilişkin şüphelerin giderilmesi için etkin ve kapsamlı bir soruşturmanın zorunlu olduğu vurgulandı. İHD Adıyaman Şubesi, ekolojik dengenin korunması ve sorumluların ortaya çıkarılması için hukuki sürecin takipçisi olacaklarını açıkladı.
