Eğitim-İş Adıyaman'dan Cumhuriyet Mesajı: Eğitim Hakkı Savunulmalı
Eğitim-İş Adıyaman Şube Başkanı Nesime Taştı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla önemli açıklamalarda bulundu. Taştı, Cumhuriyet'in kuruluş felsefesini, eğitim politikalarını ve çocukların eğitim hakkını savundu.

Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) Adıyaman Şube Başkanı Nesime Taştı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajında Cumhuriyet'in eğitim alanındaki kazanımlarının korunması gerektiğini vurguladı. Cumhuriyet'in yalnızca siyasi bir yönetim değişikliği olmadığını, akıl, bilim ve özgür yurttaşlık anlayışı üzerine kurulduğunu belirtti.
Taştı, Cumhuriyet'in 103. kuruluş yıl dönümünü kutlayarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Cumhuriyet'i en büyük eseri olarak nitelendirdiğini hatırlattı. Açıklamasında, "Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün 'en büyük eserim' dediği Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun! Türkiye Cumhuriyeti, 103 yıl önce emperyalizme karşı verdiğimiz tam bağımsızlık mücadelesiyle kurulmuş, aklın ve bilimin rehberliğinde yükselmeyi hedeflemiş insanlık tarihinin en büyük devrimlerinden biridir. Cumhuriyetimizin temeli yalnızca siyasi ve askeri bağımsızlık değil, üreten, sorgulayan, özgür yurttaşların yaratılmasıdır" ifadelerini kullandı.
Eğitim-İş'in Cumhuriyet'in eğitim anlayışını savunmayı temel sorumluluklarından biri olarak gördüğünü belirten Taştı, "Tam da bu nedenle Eğitim-İş, yürüttüğü laik, bilimsel, çağdaş, kamusal, parasız ve karma eğitim mücadelesiyle Cumhuriyet ilke ve devrimlerinin hem teminatı hem de taşıyıcısıdır" dedi. Taştı, Cumhuriyet'in toplumsal eşitlik, yurttaşlık ve bağımsızlık ilkelerine dikkat çekti.
1933 yılında Cumhuriyet'in 10. yıl kutlamalarında Ankara'da açılan bir pankartı hatırlatan Taştı, "Gericiliğe, bağnazlığa, yobazlığa, yoksulluğa ve çaresizliğe karşı 'kimsesizlerin kimsesi' olarak kurulan Cumhuriyet; karanlığa karşı aydınlığın, kulluğa karşı yurttaşlığın zaferidir. Kurtuluşu yabancı ellerde aramayan, kaderini saraya teslim etmeyen, her şeyi kendinden bekleyen bir halkın iradesidir. 1933'te, Cumhuriyetimizin Onuncu Yıl kutlamalarında Ankara'da açılan bir pankart bugünkü mücadelemize de ışık tutmaya devam etmektedir: 'Her şeyi kendimizden bekleriz!'" şeklinde konuştu.
Mevcut eğitim politikalarını eleştiren Taştı, Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) projesi ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin laik ve bilimsel eğitim anlayışı bakımından sorunlar taşıdığını savundu. Taştı, "Bugün Cumhuriyetimizin en temel değerleri çok yönlü bir saldırıyla karşı karşıyadır. Anayasa'nın kurucu nitelikleri tartışılmakta, ÇEDES ve benzeri protokollerle okullarımızın kapıları gerici yapılara açılmaktadır. 'Maarif Modeli' adı verilen çağdışı müfredat dayatmalarıyla akıl, bilim, sanat, felsefe, Atatürk ilke ve devrimleri ders kitaplarından çıkarılmakta; Cumhuriyetin eleştiren, düşünen, sorgulayan özgür yurttaş ideali aşındırılmaktadır" dedi.
Eğitimde fırsat eşitsizliği, çocuk yoksulluğu ve çocuk işçiliği konularına da değinen Taştı, ekonomik koşulların çocukların eğitim hakkına erişimini olumsuz etkilediğini ileri sürdü. Çocukların eğitim yerine çalışma hayatına yönlendirilmesini eleştiren Taştı, "Cumhuriyetin 'kimsesizlerin kimsesi' olma hedefi çiğnenmekte, her çocuğu kendi evladı gören anlayış yıkılmaktadır. Bugün yüz binlerce çocuğumuz okul sıralarından koparılıp atölyelere, fabrikalara ucuz ve güvencesiz işçi olarak mahkum edilmektedir. Kamusal kaynaklar sermayeye aktarılırken çocuklarımız okulda bir günü aç ve susuz geçirmekte, nitelikli eğitim yalnızca parası olanların erişebildiği bir ayrıcalığa dönüştürülmektedir" ifadelerini kullandı.
Taştı, eğitimde yaşanan sorunların Cumhuriyet'in kamusal ve aydınlanmacı eğitim anlayışından uzaklaşılmasının bir sonucu olduğunu savundu. Öğretmenlerin ekonomik ve mesleki sorunlarına da dikkat çeken Taştı, eğitim emekçilerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve öğretmenlik mesleğinin saygınlığının korunması gerektiğini vurguladı. "Atatürk'ün 'fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür' nesiller yetiştirme görevini verdiği öğretmenler ise bugün güvencesiz çalışma koşullarıyla, yoksulluk sınırının altındaki ücretlerle ve her geçen gün artan şiddetle baş başa bırakılmıştır" dedi.
Cumhuriyet'in kuruluşunda halkın bağımsızlık iradesinin belirleyici olduğunu ifade eden Taştı, sendika olarak laiklik, bilimsel eğitim, emek ve yurttaşlık haklarını savunmayı sürdüreceklerini belirtti. Taştı, "Cumhuriyet saraylardan alınan icazetle kurulmadı. Cumhuriyetimizi kuran halkın örgütlü iradesi, bugün de onu savunacak ve yükseltecek olan iradedir. Eğitim-İş olarak sınıflarımızda, okullarımızda ve meydanlarda büyüttüğümüz örgütlü gücümüzle kulluğa karşı yurttaşlığı, gericiliğe karşı bilimi, sömürüye karşı emeği savunmaya devam edeceğiz" açıklamasını yaptı.
29 Ekim'in yalnızca bir kutlama günü değil, Cumhuriyet'in temel değerlerine sahip çıkma sorumluluğunun yeniden hatırlandığı bir gün olduğunu belirten Eğitim-İş Adıyaman Şube Başkanı Nesime Taştı, mesajını şu sözlerle tamamladı: "29 Ekim, Cumhuriyeti coşkuyla kutladığımız, onun bağımsızlık ve aydınlanma idealini yaşatma irademizi yenilediğimiz gündür. Cumhuriyeti savunmak; çocukların eğitim hakkını, emekçilerin insanca yaşamını, halkın egemenliğini savunmaktır. Eğitim-İş olarak Cumhuriyetin birikimini koruyacak, devrimci idealini mücadelemizle büyüteceğiz! Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk'ü, kurucu kadroları ve Cumhuriyet uğruna mücadele eden tüm devrimcileri saygıyla anıyor, Cumhuriyetimizin 103. yılını kutluyoruz. Yaşasın Cumhuriyet! İlelebet Cumhuriyet!"
Bizi Takip Edin

Adıyaman’ın haberi cebinde olsun
Son dakika bildirimleri, nöbetçi eczane, taziye ilanları ve video haberler — Adıyaman Haber uygulamasını indir.

