ADD Adıyaman Başkanı Özcan: Cumhuriyet 103 Yıldır Anadolu'yu Aydınlatıyor
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Adıyaman Şube Başkanı Prof. Dr. Kenan Özcan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda Cumhuriyet'in 103 yıllık serüvenini değerlendirdi. Özcan, Cumhuriyet'in Anadolu'yu aydınlatan bir rönesans ve aydınlanma devrimi olduğunu belirtti.

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Adıyaman Şube Başkanı Prof. Dr. Kenan Özcan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla önemli bir mesaj yayımladı. Özcan, mesajında Cumhuriyet'in tarihsel ve düşünsel temellerini, eğitim ve kadın hakları alanındaki kazanımlarını ele aldı. Ayrıca milli egemenlik ilkesi ve Cumhuriyet'in geleceğine ilişkin sorumlulukları değerlendirdi.
Özcan, Cumhuriyet'in 103 yıllık tarihinin bağımsızlık, ulusal egemenlik ve çağdaşlaşma mücadelesiyle şekillendiğini vurguladı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün öncülüğünde gerçekleşen devrimlerin Anadolu'da toplumsal dönüşümün önünü açtığını ifade etti.
Cumhuriyet'in kuruluşunu yalnızca siyasal bir yönetim değişikliği olarak değerlendirmenin eksik kalacağını belirten Özcan, bağımsızlık mücadelesinin toplumsal ve kültürel dönüşümle tamamlandığının altını çizdi. Özcan, “29 Ekim 1923, Türk milletinin tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biridir. Cumhuriyet, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde kazanılan Kurtuluş Savaşı'nın en büyük eseridir” dedi.
Özcan, Cumhuriyet'i bir yönetim biçiminden öte, bir Anadolu Rönesansı ve aydınlanma devrimi olarak tanımladı. İnsanlığın kölelikten özgürlüğe, kulluktan yurttaşlığa, baskıdan adalete uzanan tarihsel yürüyüşünün en büyük kazanımlarından biri olduğunu belirtti.
Cumhuriyet düşüncesinin tarihsel gelişimine değinen Özcan, Antik Yunan filozoflarından Platon ve Aristoteles'in adalet, yönetim ve yurttaşlık üzerine düşüncelerini hatırlattı. Modern cumhuriyet anlayışının yüzyıllara yayılan bir düşünsel birikimin ürünü olduğunu söyledi. Atatürk'ün bu evrensel birikimi Türk milletinin tarihsel koşullarıyla buluşturduğunu ifade etti.
Özcan, “Egemenliği bir kişinin veya hanedanın ayrıcalığı olmaktan çıkararak millete vermiştir. 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' ilkesi, Cumhuriyet'in vazgeçilmez temeli olmuştur” sözlerini kullandı. Cumhuriyet'in kulluktan yurttaşlığa geçişi, ayrıcalıkların yerine eşitliğin, dogmaların yerine aklın ve bilimin konulması anlamına geldiğini belirtti.
Cumhuriyet'in sosyal adalet ve eşit yurttaşlık anlayışına dikkat çeken Özcan, devletin yalnızca belirli kesimlerin değil, bütün vatandaşların hak ve özgürlüklerini güvence altına alması gerektiğini söyledi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir' sözünü hatırlattı.
Özcan, Cumhuriyet'in yoksulun, emekçinin, köylünün, kadının ve çocuğun güvencesi olduğunu vurguladı. “Cumhuriyet, Anadolu'nun yoksul bir köyünde doğan çocuğun bilim insanı olabilmesidir. Bir kız çocuğunun eğitim hakkına kavuşmasıdır” diyerek toplumsal dönüşümdeki rolünü açıkladı.
Cumhuriyet'in kuruluşuyla birlikte eğitim alanında gerçekleştirilen reformların Anadolu'nun toplumsal dönüşümünde belirleyici rol oynadığını ifade eden Özcan, Harf Devrimi, Millet Mektepleri, 1933 Üniversite Reformu ve Köy Enstitülerinin tarihsel önemine dikkat çekti. “Atatürk'ün 'irfan ordusu' olarak nitelendirdiği öğretmenlerin öncülüğünde cehaletle ve yoksullukla mücadele edilmiştir” dedi.
Atatürk'ün 'Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir' sözünün Cumhuriyet'in bilimsel düşünceye verdiği önemi ortaya koyduğunu belirten Özcan, çağdaş ve bilimsel eğitimin güçlendirilmesinin Cumhuriyet'in geleceği açısından temel sorumluluklardan biri olduğunu vurguladı.
Cumhuriyet devrimlerinin kadın hakları alanında önemli dönüşümler sağladığını belirten Özcan, kadınların eğitim, hukuk, siyaset ve çalışma hayatında elde ettikleri kazanımlara dikkat çekti. “Cumhuriyet'in bir başka büyük kazanımı da kadın hakları alanındadır. Kadınların özgürleşmesi, Cumhuriyet devrimlerinin ayrılmaz bir parçası olmuştur” ifadelerini kullandı.
Özcan, Cumhuriyet'in aydınlığının Türk kadınının önünde yeni ufuklar açtığını belirtti. Eğitim olanaklarının yaygınlaşmasıyla kadınların öğretmen, doktor, akademisyen, mühendis, avukat ve bilim insanı olarak ülkenin gelişmesine büyük katkılar sunduğunu ifade etti. Türkiye'deki öğretmenlerin yaklaşık yüzde 62'si, hekimlerin yüzde 44'ü, akademisyenlerin yüzde 47'si ve avukatların yüzde 48'i kadındır. Mühendislik eğitimi alan öğrencilerin de yaklaşık yüzde 32'sini genç kadınların oluşturduğunu belirtti.
Bu oranların Cumhuriyet döneminde kadınların eğitim ve meslek hayatındaki ilerlemesini gösterdiğini belirten Özcan, kadın-erkek eşitliğinin yaşamın bütün alanlarında sağlanabilmesi için yapılması gereken çalışmalar bulunduğunu da ifade etti.
Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında kurucu ilkelerin korunması ve geliştirilmesi gerektiğini belirten Özcan, laiklik, hukuk devleti, ulusal egemenlik ve üniter devlet yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Dün olduğu gibi bugün de Cumhuriyet'in kazanımlarını aşındırabilecek iç ve dış müdahalelere karşı duyarlı olmak zorundayız” dedi.
Üniter devlet yapısını, laikliği, hukuk devletini ve millet egemenliğini zayıflatacak her türlü girişim karşısında Cumhuriyet'in kurucu ilkelerini savunmanın tarihsel bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Milli egemenlik ilkesinin Cumhuriyet'in vazgeçilmez temeli olduğunu belirten Özcan, devlet yönetiminde millet iradesinin esas alınması gerektiğini söyledi.
Özcan, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir kişinin, bir grubun veya bir zümrenin değil, büyük Türk milletinin ortak eseri olduğunu ifade etti. “Hiç kimse, hiçbir makam ve hiçbir güç, kendisini Türk milletinin iradesinin üzerinde göremez” sözleriyle milli iradenin üstünlüğünü vurguladı.
Cumhuriyet'in temel niteliklerinin Anayasa'nın değiştirilemez hükümleriyle güvence altına alındığını belirten Özcan, bu güvenceyi yaşatacak en büyük gücün milletin Cumhuriyet'e ve demokrasiye sahip çıkma iradesi olduğunu söyledi. Cumhuriyet'in kazanımlarının gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini belirtti.
Özcan, bunun yalnızca geçmişte gerçekleştirilen devrimleri anmakla sınırlı olmadığını, eğitimden toplumsal adalete kadar her alanda sorumluluk gerektirdiğini ifade etti. “Cumhuriyet, tamamlanmış ve geçmişte kalmış bir eser değildir. Her kuşağın korumak, geliştirmek ve daha ileriye taşımakla sorumlu olduğu büyük bir uygarlık projesidir” dedi.
Atatürkçü Düşünce Derneği olarak Cumhuriyet'in kurucu değerlerine bağlılıklarını bir kez daha vurgulayan Adıyaman Şube Başkanı Prof. Dr. Kenan Özcan, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Cumhuriyetimizin 103. yılında, başta Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Kurtuluş Savaşı'nın bütün kahramanlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, minnet ve şükranla anıyoruz. Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun! Yaşasın tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti!”
Bizi Takip Edin

Adıyaman’ın haberi cebinde olsun
Son dakika bildirimleri, nöbetçi eczane, taziye ilanları ve video haberler — Adıyaman Haber uygulamasını indir.

