Cevdet Yılmaz'dan 2029 Hedefleri: 2,2 Trilyon Dolar Millî Gelir
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) tarafından düzenlenen '4. Birlikte Daha Güçlü Bir Gelecek Zirvesi'nde önemli açıklamalarda bulundu. Yılmaz, Türkiye'nin 2029 yılına dair ekonomik hedeflerini kamuoyuyla paylaştı.

İstanbul Şişli'de gerçekleştirilen zirveye, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın yanı sıra Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol katıldı. Yılmaz, küresel ekonomideki çatışmalar ve jeopolitik gerilimlerin etkili olduğu olağan dışı bir dönemden geçildiğini belirtti.
Yılmaz, küresel büyümenin 2026'da yüzde 3 civarında kalmasının beklendiğini aktardı. Türkiye'nin ihracatının yaklaşık yüzde 96'sını gerçekleştirdiği başlıca ticaret ortaklarının ise yüzde 1,6 büyümesinin öngörüldüğünü ifade etti. 2027 yılına ilişkin uluslararası kuruluşların daha olumlu tahminlerde bulunduğunu dile getiren Yılmaz, bu durumun Türkiye için iyi bir haber olduğunu vurguladı.
Enerji ve emtia fiyatlarındaki yükselişin Türkiye ekonomisini olumsuz etkilediğini belirten Yılmaz, enerji ithalatının 63 milyar dolardan yaklaşık 71 milyar dolara çıkmasının beklendiğini söyledi. Dış ticaret açığının da 96 milyar dolardan 105 milyar dolara yükselmesinin öngörüldüğünü kaydeden Yılmaz, 2026 yılı büyüme tahminini yüzde 3,3 olarak açıkladı. İlk yarıda yüzde 2,5 civarında bir büyüme gerçekleştiğini, ikinci altı ayda ise ivmelenme beklediklerini ifade etti.
2026 sonunda Türkiye'nin millî gelirinin ilk kez 1,8 trilyon doların üzerine çıkmasını beklediklerini açıklayan Yılmaz, kişi başına gelirin de 20 bin doları aşacağını belirtti. Yıllıklandırılmış mal ihracatının 280 milyar dolara ulaştığını ifade eden Yılmaz, orta-yüksek teknoloji ürünlerinin ihracattaki payının son üç yılda yüzde 40'tan yüzde 44,1'e yükseldiğini kaydetti. Mal ve hizmet ihracatında da bu sene 400 milyar doları aşan bir eşiğin görüleceğini söyledi.
Enflasyonun ekonomi yönetiminin en önemli gündem maddesi olduğunu vurgulayan Yılmaz, Mayıs 2024'te yüzde 75,5 seviyesine kadar çıkan enflasyonun Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 31,5'e gerilediğini belirtti. 2026 yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 28,4 olduğunu aktaran Yılmaz, savaşın enflasyona yaklaşık 7 puan etkisi olduğunu ifade etti. Enflasyonla mücadelede maliye politikasının daha fazla katkı sunacağını ve sosyal konut arzının artırılacağını da ekledi.
Sosyal konutla ilgili ödeneklerin yüzde 150 artırılarak 100 milyardan 250 milyara taşındığını dile getiren Yılmaz, Türk lirasının finansal sistemdeki ağırlığının arttığını söyledi. Toplam mevduat içindeki TL payının son yıllarda yüzde 31,6'dan yüzde 61,5'e yükseldiğini bildirdi. Kur korumalı mevduat uygulamasının sona erdirildiğini ve Merkez Bankası rezervlerinin 184,2 milyar dolar seviyesine ulaştığını ifade etti. Bu gelişmelerin Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı dayanıklılığını güçlendirdiğini vurguladı.
Deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmalarına ilişkin de bilgi veren Yılmaz, son üç yılda yaklaşık 455 bin konutun inşa edildiğini söyledi. Yolların, hastanelerin ve okulların da yeniden yapıldığını belirten Yılmaz, bu sene sonu itibarıyla depreme ekstra 104 milyar dolar para harcanmış olacağını açıkladı. Orta Vadeli Program kapsamındaki büyüme hedeflerini açıklayan Yılmaz, 2026 için yüzde 3,3 olan büyüme tahmininin 2027'de yüzde 4,2'ye, 2028'de yüzde 4,6'ya ve 2029'da yüzde 5'e yükselmesinin beklendiğini ifade etti.
Yılmaz, program dönemi sonundaki hedefleri şu şekilde açıkladı: "2029 yılına geldiğimizde ekonomik büyüklüğümüzün 2,2 trilyon dolar seviyesine ulaşacağını, kişi başına gelirimizin 25 bin dolar bandına çıkacağını, mal ve hizmet ihracatımızın ise 450 milyar seviyesine ulaşacağını tahmin ediyoruz, hedefliyoruz. Enflasyonu yeniden tek haneli seviyelere ulaştırmayı planlıyoruz." İstihdam piyasasına ilişkin hedefleri de paylaşan Yılmaz, önümüzdeki üç yıllık dönemde 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulmasının planlandığını ve yüzde 8,1 seviyesindeki işsizlik oranının program dönemi sonunda yüzde 7,6'ya indirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.
