KESK'ten NATO Zirvesi Tepkisi: 548 Kişi Gözaltına Alındı
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), NATO Zirvesi'ni protesto etti. Sendika, 20 Haziran'dan bu yana 548 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.
ADIYAMAN HABER 'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyinKaynak ekleKESK yöneticileri ve üyeleri, sendikanın Selanik Caddesi'ndeki genel merkezi önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamayı KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Tülay Yıldırım okudu.
Eylemde, "NATO defol, bu memleket bizim", "Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz", "NATO'dan çıkılsın, üsler kapatılsın" ve "Katil NATO, Türkiye'den defol" sloganları atıldı.
KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Tülay Yıldırım, NATO Zirvesi bahanesiyle toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yasaklandığını belirtti. Yıldırım, bildiri dağıtımından pankart asılmasına kadar temel demokratik hakların hedef alındığını savundu.
Yıldırım, zirve sürecinde yolların kapatıldığını, kamu emekçilerine idari izin verildiğini ve zirve güzergahındaki şantiyelerin durdurulduğunu ifade etti. Çevre illerden getirilen polislerle Ankara'nın adeta kuşatma altına alındığını öne sürdü.
Yıldırım, "20 Haziran'dan bugüne zirve gerekçesiyle düzenlenen operasyonlar ve protesto gösterilerine müdahalelerde 548 kişi gözaltına alındı." dedi.
NATO'nun kuruluşundan bu yana halkların barış ve özgürlük taleplerinin değil, emperyalist çıkarların ve askeri müdahalelerin aracı olduğunu savunan Yıldırım, Ankara'daki zirvenin emekçilere, gençlere, sendikalara ve demokratik kitle örgütlerine yönelik baskıların gerekçesi haline getirildiğini söyledi.
Yıldırım, "Barış istemek suç değildir. NATO'yu eleştirmek suç değildir. Emperyalizme karşı çıkmak suç değildir." ifadelerini kullandı. NATO'nun savaş politikalarının yoksulluğu, güvencesizliği ve eşitsizliği derinleştirdiğini belirten Yıldırım, eğitime, sağlığa ve sosyal hizmetlere ayrılması gereken kaynakların silahlanmaya aktarıldığını dile getirdi.
Mevcut iktidarın Türkiye'yi küresel sömürü mekanizmasının "ileri karakolu" haline getirmek istediğini iddia eden Yıldırım, NATO politikalarının emekçiler açısından ağır sonuçlar doğurduğunu savundu. Yıldırım, "NATO emekçiler açısından yıkım, savaş ve ölüm anlamına gelmektedir. Emperyalizmin kurşun askeri olmak için milyarlar harcayan AKP'ye, emperyalizme ve iş birlikçilerine yanıtımız nettir; NATO topraklarımızdan defol." dedi.
Lahey'de düzenlenen NATO Zirvesi'nde müttefik ülkelerin 2035 yılına kadar gayrisafi milli hasılalarının yüzde 5'ini savunmaya ayırma taahhüdünde bulunduğunu hatırlatan Yıldırım, bunun daha fazla silahlanma, daha fazla savaş ekonomisi ve daha fazla yoksulluk anlamına geldiğini ifade etti.
Yıldırım, silahlara ayrılan her kaynağın okuldan, hastaneden, kreşten ve kamusal yatırımlardan eksildiğini belirterek, "Türkiye bir savaş örgütü olan NATO'dan derhal çıkmalıdır. Ülkemizdeki NATO üsleri kapatılmalıdır. Gözaltındakiler ve tutuklular serbest bırakılmalıdır." çağrısında bulundu.
Basın açıklamasının ardından konuşan KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak da NATO'nun bugüne kadar hiçbir ülkeye barış ya da refah getirmediğini savundu. Koçak, "İktidara soruyoruz: NATO şimdiye kadar girdiği ülkelerin hangisine barış getirmiş, hangisine refah getirmiş, hangisinde halklar arasında kardeşliği ve eşitliği örgütlemiştir? Her birinde gerçeğin ne olduğunu bütün dünya gözlerinin önünde gördü." dedi.
NATO Zirvesi'nin temel gündemlerinden birinin askeri harcamaları artırmak olduğunu belirten Koçak, savunma bütçelerinin artırılmasının faturasının emekçilere ve halka çıkarılacağını söyledi. Koçak, "Bu bütçeyi nereden kısarak vereceksiniz NATO'ya? Emeklilerden mi, açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edilen işçilerden mi, kamusal hizmetlerden mi, kamu emekçilerinin bütçelerinden mi?" diye sordu.
Askeri harcamaların artırılmasının kamusal hizmetleri daraltacağını ve yoksulluğu derinleştireceğini savunan Koçak, kaynakların işçilerden, emeklilerden, çiftçilerden, köylülerden ve kamu emekçilerinden kesileceğini ileri sürdü. Koçak, "Biz biliyoruz ki çiftçisiyle, köylüsüyle, işçisiyle, kamu emekçisiyle hepimizin geleceğinden kısılacak. Gelecek bizim açımızdan çok daha karanlık ve yoksulluğu getiren bir yerde görülüyor." ifadelerini kullandı.
KESK yöneticileri, açıklamada NATO politikalarına, gözaltı ve tutuklamalara, toplantı ve gösteri hakkına yönelik yasaklara karşı mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.
