İbrahim Ertaş: Öğretmen Güvencesi Olmayan Eğitimden Başarı Beklenemez
İbrahim Ertaş, yeni eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla yaptığı açıklamada, öğretmeni güvenceli ve itibarlı olmayan bir eğitim sisteminden başarı beklenemeyeceğini belirtti. Ertaş, eğitimin ülkenin geleceğini şekillendiren temel meselelerden biri olduğunu vurguladı.

Yeni eğitim öğretim yılının öğrencilere, öğretmenlere, velilere ve eğitim camiasına hayırlı olmasını dileyen Ertaş, eğitimin yalnızca akademik başarıdan ibaret olmadığını ifade etti. Ülkenin geleceğini şekillendiren temel meselelerden biri olarak eğitimi tanımladı.
Ertaş, eğitimin temel amacının sadece sınavlarda başarılı öğrenciler yetiştirmek olmaması gerektiğini belirtti. Yeni eğitim-öğretim yılına başlarken en büyük sorumluluğun, Türkiye'nin yarınlarını emanet edilecek çocukları ve gençleri en iyi şekilde yetiştirmek olduğunu söyledi.
Bugün okul sıralarında oturan evlatların, yarının Türkiye'sini şekillendireceğini ve ülkeyi bilimde, teknolojide, sanayide, ekonomide, kültürde ve sanatta daha ileriye taşıyacağını ifade etti. Ertaş, çocukların sadece sınavlarda başarılı olmalarını değil; vatanını ve milletini seven, milli ve manevi değerlerine bağlı, ahlaklı, adalet duygusu güçlü, sorgulayan, araştıran, üreten, özgüvenli ve sorumluluk sahibi bireyler olarak yetişmelerini istediklerini dile getirdi.
Güçlü bir Türkiye'nin teminatının, bilgili olduğu kadar karakterli ve şahsiyetli nesiller yetiştirmekten geçtiğini vurguladı. Ertaş, öğretmenlerin eğitim sistemindeki konumuna değinerek, eğitim çalışanlarının görevlerini huzur içerisinde sürdürebilmelerinin ülkenin geleceği açısından hayati önem taşıdığını belirtti.
Eğitimin bir milletin geleceğini inşa etme meselesi olduğunu, öğretmenin ise bu büyük davanın en önemli neferi olduğunu söyledi. Çocukların gönlüne dokunan, onlara bilgiyle birlikte değer kazandıran öğretmenlerin görevlerini huzur içerisinde yapabilmelerinin ülkenin geleceği açısından hayati önem taşıdığını ifade etti.
Yeni eğitim öğretim yılına ekonomik sorunlarla girildiğini belirten Ertaş, hayat pahalılığı karşısında eğitim çalışanlarının alım gücünün düştüğünü savundu. Öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının ciddi ekonomik ve sosyal sorunlarla yeni eğitim-öğretim yılına başladığını dile getirdi.
Artan hayat pahalılığı ve düşen alım gücü karşısında eğitim çalışanlarının maaşlarının her geçen gün daha fazla eridiğini belirtti. Öğretmenlerin geçim derdi yaşamadan bütün enerjisini öğrencilerine ve eğitim-öğretime verebilmesi gerektiğini vurguladı. Eğitim çalışanlarından sürekli fedakârlık beklenirken onların emeğinin, alın terinin ve mesleki itibarının karşılığının verilmemesini kabul etmediklerini söyledi.
Adıyaman açısından tablonun çok daha hassas olduğunu belirten Ertaş, 6 Şubat depremlerinin ardından Adıyaman'da görev yapan eğitim çalışanlarının ağır şartlar altında görevlerini sürdürdüğünü ifade etti. Deprem bölgesine özgü sorunların tamamen çözülemediğini kaydetti.
Depremi bizzat yaşayan öğretmenlerin, tüm zorluklara rağmen görevlerinin başında durduğunu ve çocukların eğitimden kopmaması için büyük bir sorumluluk üstlendiğini söyledi. Ancak aradan geçen zamana rağmen deprem bölgesindeki eğitim çalışanlarının sorunlarının tamamının çözüldüğünü söylemenin mümkün olmadığını belirtti.
Barınma, ulaşım, okul fiziki şartları, öğretmenlerin yer değiştirme sorunları, norm uygulamaları ve çalışma koşulları başta olmak üzere pek çok meselenin hâlâ çözüm beklediğini dile getirdi. Norm fazlası öğretmen uygulamaları ve re'sen atamaların eğitim çalışanlarını mağdur ettiğini ifade eden Ertaş, öğretmen açığı bulunan bir sistemde bu uygulamaların dikkatle ele alınması gerektiğini belirtti.
Öğretmen açığının bulunduğu bir eğitim sisteminde, öğretmenlerin norm fazlası durumuna düşürülmesi ve ardından aile bütünlüğünü, yaşam şartlarını ve ulaşım imkânlarını yeterince gözetmeden başka ilçelere re'sen atanmasının kabul edilebilir olmadığını söyledi. Ertaş, öğretmenin bir sayı olmadığını, öğrencisinin geleceğine dokunan, ailesiyle birlikte bir hayat kuran ve bu ülkenin geleceğini yetiştiren eğitim neferi olduğunu vurguladı.
Bu nedenle atama ve yer değiştirme süreçlerinde liyakat, hakkaniyet, hizmet gerekleri ve aile bütünlüğünün esas alınması gerektiğini ifade etti. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin de yeni dönemin öncelikli sorunlarından biri olduğunu belirten Ertaş, okulların güvenli eğitim ortamları olması gerektiğini söyledi.
Okulların güvenli eğitim yuvaları olması gerekirken öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının şiddete maruz kalmasının asla normalleştirilemeyeceğini dile getirdi. Öğretmene yönelik şiddetin sadece öğretmene değil; eğitime, öğrenciye ve Türkiye'nin geleceğine yönelik bir tehdit olduğunu belirterek, bu konuda caydırıcı ve etkili tedbirlerin bir an önce hayata geçirilmesini istediklerini söyledi.
Türk Eğitim Sen'in eğitim sistemine ilişkin beklentilerini de sıralayan Ertaş, ekonomik, sosyal ve mesleki güvence vurgusu yaptı. Öğretmenin ekonomik olarak güçlü, sosyal olarak güvenceli ve mesleki olarak itibarlı olduğu bir sistem istediklerini belirtti.
Öğrencilerin çağın gereklerine uygun, kaliteli ve nitelikli eğitim aldığı, milli ve manevi değerlerin eğitim hayatında güçlü biçimde yaşatıldığı, atama ve yer değiştirmelerde liyakat ve adaletin esas alındığı bir sistem talep ettiklerini ifade etti. Mülakatın adaletsizliğe ve kul hakkına dönüşmediği, eğitim çalışanlarının şiddet korkusu yaşamadan görev yaptığı, deprem bölgesindeki eğitim çalışanlarının özel şartlarının dikkate alındığı adil, güçlü ve nitelikli bir eğitim sistemi istediklerini dile getirdi.
Eğitimin siyasi hesapların üzerinde tutulması gereken bir devlet meselesi olduğunu ifade eden Ertaş, Türkiye'nin geleceğini inşa edecek çocukların ve gençlerin yetiştirilmesinin, siyasi hesapların veya günübirlik uygulamaların üzerinde tutulması gereken bir devlet meselesi olduğunu belirtti. Çocukların istikbal, öğretmenlerin ise o istikbali şekillendiren eller olduğunu vurguladı.
Başta Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ömrünü eğitime adamış öğretmenleri saygı ve minnetle andıklarını belirten Ertaş, açıklamasını tamamladı. Türk Eğitim Sen olarak dün olduğu gibi bugün de hakkın, hukukun, adaletin ve alın terinin yanında olmaya; eğitim çalışanlarının haklarını kararlılıkla savunmaya devam edeceklerini söyledi.
Geleceğin çocuklar, çocukların geleceğinin ise nitelikli ve milli bir eğitim olduğunu ifade etti. Güçlü eğitim, güçlü öğretmen, güçlü nesil; güçlü nesil, güçlü Türkiye demektir. 2026-2027 eğitim-öğretim yılının hayırlı olmasını diledi.
Bizi Takip Edin

Adıyaman’ın haberi cebinde olsun
Son dakika bildirimleri, nöbetçi eczane, taziye ilanları ve video haberler — Adıyaman Haber uygulamasını indir.

