Alsan: "Adıyaman'da Enflasyon Düşse de Vatandaşın Cebindeki Yangın Sönmüyor"
Anahtar Parti Adıyaman İl Başkanı Emircan Ahmet Alsan, TÜİK'in açıkladığı enflasyon verilerinin aksine Adıyaman'da vatandaşın ve esnafın ekonomik sıkıntılarının devam ettiğini belirtti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre tüketici fiyatları ağustos ayında yüzde 1,84 artarken, yıllık enflasyon yüzde 31,51 olarak gerçekleşti. TÜFE'nin 12 aylık ortalamalara göre değişim oranı ise yüzde 31,79 oldu.
Bu veriyle birlikte eylül ayında kira sözleşmesi yenilenecek konut ve iş yerlerinde uygulanabilecek tavan artış oranı yüzde 31,79 olarak belirlendi. Anahtar Parti Adıyaman İl Başkanı Emircan Ahmet Alsan, açıklanan verilerin özellikle sabit gelirliler ile deprem sonrası ticari hayatını yeniden kurmaya çalışan esnaf üzerindeki ekonomik baskının sürdüğünü ifade etti.
Alsan, enflasyon oranındaki gerilemenin fiyatların düştüğü anlamına gelmediğine dikkat çekti. Vatandaşın ekonomik durumu günlük yaşamındaki harcamalar üzerinden değerlendirdiğini söyledi. Alsan, "Enflasyon oranının düşmesi elbette önemlidir. Ancak vatandaşın baktığı yer TÜİK'in açıkladığı rakamlar değil, marketteki etiket, pazardaki fiyat, ödediği kira ve ay sonunda cebinde kalan paradır. Bugün Adıyaman'da vatandaşın hayatında ciddi bir ucuzlama yok. Tam tersine temel ihtiyaçların maliyeti yüksek, gelirler yetersiz. İnsanlarımız ay sonunu getirebilmek için hesap üstüne hesap yapmak zorunda kalıyor" şeklinde konuştu.
Adıyaman'da deprem sonrası yapılan iş yerlerinin kira bedellerinin esnaf açısından önemli bir sorun haline geldiğini savunan Alsan, yeniden ticari hayata dönmeye çalışan esnafın ağır bir maliyet yükü altında bulunduğunu belirtti. Alsan, "Adıyaman'da depremden çıkmış bir esnafımız var. İş yerini, sermayesini ve düzenini kaybetmiş; yeniden ayağa kalkmaya çalışıyor. Şimdi karşısına yüksek kira bedelleri çıkıyor. Esnaf daha iş yapmaya başlamadan ciddi bir kira yükünün altına giriyor" dedi.
Bazı esnafın işini kaybetmemek için gelir beklentisi düşük olmasına rağmen dükkan kiralamak zorunda kaldığını ileri süren Alsan, "Bugün bazı esnafımız zarar edeceğini bile bile dükkan tutmak zorunda kalıyor. Çünkü başka seçeneği yok. 'Dükkanı tutmazsam işimi kaybederim, tutarsam zarar ederim' noktasına gelmiş durumda. Bu, sürdürülebilir bir ekonomi değildir" ifadelerini kullandı.
Kentteki ekonomik hareketliliğin zayıfladığını belirten Alsan, piyasada yaşanan nakit sıkışıklığının hem esnafı hem de vatandaşları zorladığını ifade etti. Alsan, "Bugün Adıyaman'da esnafın en büyük şikayetlerinden biri piyasada para olmaması. İnsanlar alışveriş yapmakta, esnaf ise sattığı ürünün karşılığını tahsil etmekte zorlanıyor. Vatandaşın ve esnafın birbirine takas teklif ettiği bir dönem yaşıyoruz. Para dönmeyince piyasa da dönmüyor" şeklinde konuştu.
Yüksek kiralar, artan maliyetler, vergiler ve alım gücündeki düşüşün esnaf üzerindeki baskıyı artırdığını savunan Alsan, vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için borçlanmak zorunda kaldığını söyledi. Alsan, "Böyle bir tabloda yalnızca enflasyon oranının gerilemesini başarı olarak sunmak, sahadaki gerçeği görmemek olur" ifadelerini kullandı.
Deprem sonrası ekonomik toparlanmanın yalnızca yeni bina ve iş yerlerinin yapılmasıyla sağlanamayacağını dile getiren Alsan, oluşturulan ticari alanlarda esnafın iş yapabileceği şartların da hazırlanması gerektiğini vurguladı. Alsan, "Adıyaman'ın yeniden ayağa kalkması sadece bina yapmakla olmaz. O binaların içerisinde esnafın iş yapabilmesi, vatandaşın alışveriş yapabilmesi ve piyasada paranın dönmesi gerekir. Depremden çıkmış bir esnafı yüksek kira, artan maliyet ve düşük müşteri gücü arasında bırakıp 'ekonomi toparlanıyor' diyemeyiz" dedi.
Esnafın kazanç elde edebilmesinin istihdam ve kent ekonomisi açısından önem taşıdığını belirten Alsan, "Bizim derdimiz yalnızca rakamları konuşmak değil; o rakamların Adıyaman'da vatandaşın mutfağına, esnafın kepengine ve aile bütçesine nasıl yansıdığını konuşmaktır" ifadelerini kullandı.
Ekonomi politikalarının vatandaşın alım gücünü koruyacak ve esnafın üzerindeki maliyet baskısını azaltacak şekilde yeniden ele alınması gerektiğini ifade eden Alsan, deprem bölgesindeki iller için özel destek mekanizmaları oluşturulmasını istedi. Alsan, açıklamasını, "Adıyaman'ın artık yeni bir yüke değil, nefes alabileceği ekonomik desteğe ve gerçek anlamda bir toparlanma dönemine ihtiyacı var" sözleriyle tamamladı.
