Adıyaman'dan 'Keşke Yunan galip gelseydi' sözüne sert tepki
Türk Ocakları Adıyaman Şube Başkanı Doç. Dr. Kadir Güçlüer, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104'üncü yıl dönümü dolayısıyla önemli bir açıklama yaptı. Güçlüer, 'Keşke Yunan galip gelseydi' diyenlere sert tepki göstererek, Türk milletinin cevabının tam bağımsızlık olduğunu vurguladı.

Türk Ocakları Adıyaman Şube Başkanı Doç. Dr. Kadir Güçlüer, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104'üncü yıl dönümü münasebetiyle bir açıklama yayımladı. Güçlüer, 30 Ağustos'un sadece askeri bir zafer olmadığını, aynı zamanda esarete, emperyalizme ve mandacılık anlayışına karşı verilmiş tarihi bir cevap olduğunu belirtti.
Türk milletinin istiklal mücadelesine yabancılaşan anlayışları eleştiren Güçlüer, '30 Ağustos, Türk milletinin yalnızca işgal ordularına karşı kazandığı büyük bir askeri zafer değildir. 30 Ağustos; bu millete esareti reva görenlere, Anadolu üzerinde hesap yapan emperyalist güçlere ve milletin istiklalinden ümidini keserek kurtuluşu başkalarının himayesinde arayan zihniyete verilmiş tarihi bir cevaptır' dedi.
Güçlüer, aradan bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen 'Keşke Yunan galip gelseydi' diyebilecek kadar kendi milletinin istiklal mücadelesine yabancılaşmış bir anlayışla karşılaşılabildiğini üzüntüyle ifade etti. Büyük Taarruz'un başladığı Kocatepe'nin Türk milletinin bağımsızlık iradesinin simgelerinden biri olduğunu vurguladı. 'Kocatepe'de verilen emir, yalnızca bir ordunun taarruz emri değil; yüzyıllardır hür yaşamış bir milletin 'Bu vatan bizimdir!' haykırışıdır' diye ekledi.
Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin emperyalist güçlerin Anadolu üzerindeki planlarını sona erdirdiğini belirten Güçlüer, 30 Ağustos'ta Dumlupınar'da kazanılan zaferle emperyalizmin Anadolu'ya biçtiği esaret gömleğinin parçalandığını söyledi. 'İşte bu yüzden 'Hacıanesti, gel de ordularını kurtar!' sözü, milletimizin hafızasında sıradan bir savaş sözü değildir' ifadelerini kullandı.
Güçlüer, 30 Ağustos'u kutlarken yalnızca geçmişte kazanılan bir meydan muharebesinin hatırlanmadığını, Türk milletinin bağımsızlığından hiçbir şart altında vazgeçmeyeceğini vurguladı. 'Türk milleti bilir ki işgalin 'keşke'si olmaz. Emperyalizmin iyisi, esaretin makbulü, mandacılığın mazur görülecek tarafı olmaz' şeklinde konuştu.
Dün Anadolu'yu işgal eden ordular karşısında teslimiyeti savunanlarla, bugün o işgal ordularının galibiyetini temenni edebilen anlayış arasında ibret alınması gereken bir zihniyet ortaklığı olduğunu dile getiren Güçlüer, Türk milletinin cevabının dün Kocatepe'de neyse bugün de aynı olduğunu, bunun tam bağımsızlık olduğunu belirtti.
Türk milletinin en karanlık günlerinden bağımsız bir devlet çıkarmayı başardığını ifade eden Güçlüer, 'Bu aziz millet; Atatürk'ün dehası, Mehmetçiğin kudreti ve milletimizin eşsiz ferasetiyle en karanlık günlerinden bir devlet çıkarmayı başarmıştır' dedi. Dün dışarıdan gelen işgalcilere ve onların içerideki destekçilerine fırsat verilmediği gibi, bugün de birlik ve beraberliğe, devletin bekasına ve milli egemenliğe yönelen hiçbir hesaba fırsat verilmeyeceğini vurguladı.
Kocatepe'nin kararlılığı, Dumlupınar'ın zaferi ve 30 Ağustos'un bağımsızlığın bedelini ve kıymetini öğrettiğini belirten Güçlüer, genç kuşaklara bağımsızlığın hangi şartlarda kazanıldığının anlatılması gerektiğini ifade etti. 'Bugün bize düşen; bu büyük mirası hamasetle değil şuurla taşımak, genç nesillere Türk milletinin hangi şartlarda ve hangi bedellerle bağımsızlığını kazandığını anlatmaktır' diye konuştu.
Güçlüer, açıklamasını Cumhuriyet'in banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere silah arkadaşlarını, İstiklal Harbi'nin bütün kahramanlarını, şehitleri ve gazileri rahmet, minnet ve şükranla anarak tamamladı. 'Kocatepe'den Dumlupınar'a yükselen o irade hala dimdik ayaktadır. Bu millet dün boyun eğmedi, bugün de eğmez; dün esareti kabul etmedi, bugün de etmez. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun' sözleriyle mesajını bitirdi.
