Adıyaman'da Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi Yüzde 29,21'e Yükseldi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) temmuz ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçları açıklandı. Buna göre, yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 29,21'e yükseldi.

TCMB'nin temmuz ayı Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre, 12 ay sonrası Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) beklentisi de artış gösterdi. Bir önceki ankette yüzde 23,81 olan 12 ay sonrası TÜFE beklentisi, temmuz ayında yüzde 23,95'e çıktı.
Ancak, 24 ay sonrası TÜFE beklentisi yüzde 18,29'dan yüzde 17,83'e geriledi. Bu durum, orta vadede enflasyon beklentilerinde bir miktar iyileşme sinyali verdi.
Ankette, 12 ay ve 24 ay sonrası enflasyon beklentilerine ilişkin olasılık dağılımları da paylaşıldı. Katılımcılar, 12 ay sonrasında TÜFE'nin yüzde 55,85 olasılıkla yüzde 22,00-24,99 aralığında artacağını öngördü.
Nokta tahminlere göre ise katılımcıların yüzde 62,71'inin beklentisi yüzde 22,00-24,99 aralığında yer aldı. 24 ay sonrasına ilişkin olasılık tahminlerinde, TÜFE'nin yüzde 51,74 olasılıkla yüzde 16,00-19,99 aralığında artacağı tahmin edildi.
Piyasa katılımcılarının BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı'nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi yüzde 40 seviyesinde kaldı. Temmuz ayı Para Politikası Kurulu toplantısına ilişkin TCMB politika faizi beklentisi ise yüzde 37 olarak açıklandı.
Döviz kuru beklentilerinde de artış gözlendi. Cari yıl sonu ABD Doları/TL beklentisi, bir önceki ankette 51,47 TL iken temmuz ayında 51,55 TL'ye yükseldi. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise 55,72 TL'den 56,69 TL'ye çıktı.
Ankette büyüme beklentilerinde sınırlı bir gerileme dikkat çekti. Katılımcıların 2026 yılı Gayrisafi Yurt İçi Hasıla büyüme beklentisi, yüzde 3,2 seviyesinden yüzde 3,1'e düştü. 2027 yılı büyüme beklentisi ise değişmeyerek yüzde 4,1 seviyesinde korundu.
TCMB'nin temmuz ayı Piyasa Katılımcıları Anketi, yıl sonu ve 12 ay sonrası enflasyon beklentilerinde yukarı yönlü bir hareket olduğunu ortaya koydu. 24 ay sonrası enflasyon beklentisindeki gerileme ise orta vadeye ilişkin beklentilerde daha temkinli bir iyileşme beklentisinin korunduğunu gösterdi.
