YENİ Parti Genel Başkanı Özel'den 'Çerçeve Yasa'ya Şartlı Destek Açıklaması
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, kamuoyunda 'Çerçeve Yasa' olarak bilinen kanun teklifine partisinin şartlı desteğini açıkladı. Özel, metne kefil olmadıklarını ancak barışın önünde durmayacaklarını vurguladı.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, 'Terörsüz Türkiye' süreci kapsamında hazırlanan ve 'Çerçeve Yasa' olarak anılan kanun teklifinin TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerinde partisinin yaklaşımını kamuoyuyla paylaştı.
Türkiye'nin uzun yıllardır devam eden Kürt meselesinin sadece terör ve güvenlik başlığı altında ele alınamayacağını belirten Özel, eşit yurttaşlık, hukukun üstünlüğü, demokratik temsil, özgür siyaset ve birlikte yaşama başlıklarının da meselenin temel unsurları olduğunu ifade etti.
Özel, 'Bugün Kürt meselesini konuşmak üzere buradayız' diyerek, sorunun Türkiye'de yaşayan 86 milyon vatandaşın ortak meselesi olduğunu vurguladı. Kürt meselesinin yalnızca bir terör veya güvenlik meselesi olmadığını, herkesin kendi kimliği, dili, kültürü ve inancıyla kendisini eşit yurttaş olarak hissedebilmesi gerektiğini söyledi.
YENİ Parti'nin süreçteki kırmızı çizgilerini de açıklayan Özel, Cumhuriyet, üniter devlet yapısı ile ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğünün tartışmaya açık olmadığını belirtti. Kürt meselesinin demokratik çözümünün üniter yapının karşıtı değil, aksine güvencesi olduğunu savundu. Özel, 'Toplumsal barışın sağlanmasını üniter devletin alternatifi olarak değil, tam tersine en güçlü dayanağı ve güvencesi olarak görüyoruz' dedi.
YENİ Parti'nin meseleye seçim hesapları veya kamuoyu araştırmaları üzerinden yaklaşmadığını ifade eden Özel, çözüm adresinin TBMM olması gerektiğini uzun süredir savunduklarını belirtti. Özel, 'Bu mesele şiddetle değil siyasetle, gizli pazarlıklarla değil milletin gözü önünde ve milletin rızasıyla çözülmelidir' diye konuştu.
Süreç boyunca komisyon çalışmalarına katıldıklarını ve rapora imza verdiklerini hatırlatan Özel, 'Destekleyeceğiz, katkı sunacağız ve denetleyeceğiz' şeklindeki başlangıç tutumlarını koruduklarını söyledi. Özel, destek kararına rağmen iktidarın süreci yürütme biçimine sert eleştiriler yöneltti. Müzakerelerin kapalı kapılar ardında yürütüldüğünü, muhalefetin sürecin dışında bırakılmaya çalışıldığını ve toplumsal mutabakat imkanının zayıflatıldığını savundu.
Özel, 'Barışı, hukuku milletin gözünden kaçırarak yazamayız. Toplumsal uzlaşma yangından mal kaçırır gibi kurulamaz. Millet sonunda kendisine bilgi verilecek bir sürecin seyircisi değildir. Millet bu ülkenin sahibidir' ifadelerini kullandı.
YENİ Parti'nin süreç devam ederken ağır siyasi ve hukuki baskılarla karşı karşıya kaldığını savunan Özel, partisinin Cumhurbaşkanı adayının tutuklandığını, yol arkadaşlarının cezaevine gönderildiğini ve partiye yönelik yargı süreçleri işletildiğini söyledi. Bu nedenle kanun teklifine 'hayır' deme hakkına en fazla sahip siyasi partinin YENİ Parti olduğunu ifade eden Özel, buna rağmen ülkenin geleceğini partiye yönelik öfkenin önüne koyacaklarını vurguladı.
Komisyondan neden çekilmediklerini de anlatan Özel, 'Masadan kalkmadık çünkü o masa Erdoğan'ın masası değildir; o masa milletin barış umutlarının masasıdır' dedi. Özel, partisinin yaşadığı siyasi sorunlara rağmen toplumun geleceğini öncelediğini belirterek, 'Öfkemizi milletin geleceğinin önüne koymadık, koymayacağız' ifadelerini kullandı.
Kanun teklifindeki eksikliklere de değinen Özel, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunda yer alan demokratikleşme başlıklarının yasa teklifine yansıtılmadığını söyledi. AYM ve AİHM kararlarının uygulanması, kayyum uygulamalarının sona erdirilmesi, siyasi tutukluların durumu ve yargı bağımsızlığı gibi konuların teklif dışında bırakıldığını belirten Özel, 'Teklifin içeriği de hazırlanış biçimi kadar sorunludur' dedi.
Komisyon raporunun altıncı bölümünde silah bırakma ve hukuki geçişe, yedinci bölümünde ise demokratikleşmeye ilişkin öneriler bulunduğunu hatırlatan Özel, kanun teklifine yalnızca ilk bölümün yansıtıldığını savundu. Özel, 'Uzun tutukluluklara, gizli tanık düzenine, siyasallaşmış yargıya karşı tek bir demokratik adım yok. Can Atalay için adım yok. Selahattin Demirtaş için açık bir hukuk yok. Gazetecileri, akademisyenleri ve seçilmiş belediye başkanlarını cezaevinde tutan düzene ilişkin bir değişiklik yok' ifadelerini kullandı.
Özel, AK Parti'nin geçmiş çözüm süreçlerindeki politikalarını da eleştirerek, iktidarın meseleyi kalıcı biçimde çözmek yerine dönemsel siyasi çıkarlarına göre yönettiğini savundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bugünkü süreçteki samimiyetine güvenmediklerini belirten Özel, 'Biz böyle bir iktidarın samimiyetine güvenmiyoruz, geçmişine güvenmiyoruz, bugünkü niyetine güvenmiyoruz, gelecekte vereceği sözlere de peşinen güvenmiyoruz. Biz kendimize ve milletimize güveniyoruz' dedi.
Özel, konuşmasının en dikkat çeken bölümünde YENİ Parti'nin kanun teklifine neden destek vereceğini açıkladı. 'Bu yasaya 'hayır' deme hakkına en çok sahip olan YENİ Parti; kendi hakkını, milletin barış hakkının önüne koymayacaktır. Barışın önünde durmayacağız. Bir daha şehit gelmemesi için, hiçbir evladımızın gazi olmaması için, yoksul evlere ateş düşmemesi için barışın önünde durmayacağız' diye konuştu.
Bir annenin daha evladının tabutuna sarılmaması, Türkiye'nin kaynaklarının terör ve çatışma yerine üretim, eğitim ve refaha ayrılması için bu sorumluluğu üstlendiklerini belirten Özel, 'Biz ölüm değil hayat olsun diye, korku değil umut olsun diye bu sorumluluğu alacağız' dedi.
Barış sürecinin herhangi bir siyasi parti veya kişiye mal edilemeyeceğini vurgulayan Özel, 'Barışın sahibi ne Erdoğan'dır ne bir siyasi partidir ne bir örgüttür; barışın sahibi milletin ta kendisidir' ifadelerini kullandı. Silahların bırakılması ve infaz düzenlemelerinin çatışmayı sona erdirme açısından önemli ancak yeterli olmadığını söyleyen Özel, asıl hedefin demokratik çözüm olması gerektiğini belirtti. 'Terörün kökünü ancak demokrasi kazır' diyen Özel, demokratikleşme mücadelesini sürdüreceklerini kaydetti.
YENİ Parti'nin komisyon raporuna verdiği imzanın arkasında duracağını belirten Özel, 'Bugün silah faslının kapanması için bir kapı aralanıyor. Biz o kapıyı kapatan taraf olmayacağız' dedi. Bundan sonraki asıl mücadelenin demokrasi, adalet, eşit yurttaşlık, kalkınma ve refah alanlarında verileceğini söyleyen Özel, Cumhur İttifakı'na da komisyon raporunun demokratikleşmeyle ilgili yedinci bölümündeki imzasına sahip çıkma çağrısı yaptı.
Şehit aileleri ve gazilere de seslenen Özel, kanun teklifine verecekleri desteğin şehitlerin hatırasını görmezden gelmek anlamına gelmediğini söyledi. Özel, 'Bugün 'evet' diyorsak gencecik evlatlarımızın kanı bir daha toprağa düşmesin diyedir. Bir anne daha evladının tabutuna sarılmasın diyedir. Türkiye bir daha terörün karanlığına dönmesin diyedir' ifadelerini kullandı. Geçmişte görüştüğü şehit ailelerinin 'Terör bitsin, anneler ağlamasın ama kimse bizi kandırmasın' şeklindeki yaklaşımını hatırlatan Özel, sürecin bu hassasiyetle yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Özel, YENİ Parti'nin süreçteki temel kırmızı çizgilerini bir kez daha vurgulayarak, Atatürk, Lozan Antlaşması, devletin birliği, ülkenin bölünmez bütünlüğü ve Cumhuriyet'in Anayasa ile güvence altına alınmış temel niteliklerinin herhangi bir pazarlığın konusu olamayacağını belirtti.
Özel, konuşmasının sonunda kendi oy tercihinin ve parti yönetiminin tutumunun 'evet' yönünde olduğunu açıkladı. 'Ben ve yönetici arkadaşlarım tarihsel bir tutarlılık ve sorumluluk içinde bu yasaya 'evet' diyeceğiz' diyen Özel, YENİ Parti milletvekillerinin ise temsil ettikleri illerde seçmenin hassasiyetlerini dikkate alarak karar vereceklerini söyledi. Özel, bunun grup üyelerini 'serbest bırakmak' anlamına gelmediğini ifade ederek, milletvekillerinin temsil ettikleri toplum kesimlerinin endişe, beklenti ve umutlarını gözeterek hareket etmelerinin YENİ Parti'nin 'yeni nesil siyaset' anlayışının gereği olduğunu savundu. Özel konuşmasını, 'Barış, demokrasi ve adalet bu ülkenin ilacı olacak. Bu ilaç birimize değil, hepimize şifa olacak. Ortak geleceğimizi hep birlikte kuracağız' sözleriyle tamamladı.
