Teşikan Yaylası'nda Su Projesine Tepki: Yargı Yolu Göründü
Adıyaman'ın Sincik ilçesine bağlı Teşikan Yaylası'nda doğal kaynak sularının ilçe merkezine aktarılmasına yönelik çalışmaya tepkiler büyüyor. Siyasetçi ve iş insanı Serhat Erdem ile 5 köy muhtarı, projenin yayla yaşamını olumsuz etkileyeceğini belirterek hukuki süreç başlatma kararı aldı.

Teşikan Yaylası'nda bir araya gelen siyasetçi ve iş insanı Serhat Erdem, köy muhtarları ve yöre sakinleri, yayladaki doğal kaynak sularının Sincik ilçe merkezine aktarılmasına yönelik çalışmaya tepki gösterdi.
Basın mensuplarına açıklama yapan Erdem, Sincik halkının içme suyu ihtiyacının karşılanmasına itiraz etmediklerini vurguladı. Taleplerinin suyun paylaşımında hakkaniyetli bir denge kurulması olduğunu ifade etti.
Erdem, su ihtiyacı karşılanırken yaylacılığın, hayvancılığın, arıcılığın ve bölgedeki doğal yaşamın da korunması gerektiğini belirtti. Teşikan Yaylası'nın yüzyıllardır bölgedeki köy ve mezralar tarafından ortak yaşam ve geçim alanı olarak kullanıldığını hatırlattı.
Su kaynaklarının tamamen alınmasının yalnızca teknik bir içme suyu projesi olarak değerlendirilemeyeceğini savunan Erdem, "Burada bir doğal hayat, ekolojik sistem ve yayla kültürü var. İnsanlar yüzyıllardır burada çadır kurmuş, hayvancılık ve arıcılık yapmış. Bu geleneklerini çocuklarına ve torunlarına bırakmak istiyorlar. Bu, onların en temel hakkıdır. Bir tarafın sorununu çözerken diğer tarafın yaşamını ortadan kaldıramazsınız" diye konuştu.
Erdem, 2016'daki Beran Suyu Projesi'ni hatırlatarak, o dönemde bu suyun ilçenin yaklaşık 40 yıllık ihtiyacını karşılayacağının belirtildiğini söyledi. Yaylada dört doğal kaynak gözü bulunduğunu öne süren Erdem, bunlardan ikisinin önceki projeyle Sincik'e aktarıldığını ifade etti.
Kalan iki kaynağın ise yaylacılık faaliyetleri ve doğal yaşamın devamı için korunmasının kararlaştırıldığını belirten Erdem, geçmiş yıllara ait bir belge okudu. Bu belgede, ilk proje hazırlanırken yaylada hayvancılık yapan vatandaşların mağdur edilmemesi amacıyla kaynaktan elde edilen suyun yüzde 50'sinin doğaya bırakılmasının öngörüldüğü savunuldu.
Bu düzenlemenin proje gerekçe raporuna işlendiğini belirten Erdem, buna rağmen yaylada kalan iki kaynak gözünün de yeni çalışmayla Sincik'e aktarılmasının gündeme getirildiğini iddia etti. Erdem, yeni çalışmanın Sincik'te yapılan deprem konutlarının içme suyu ihtiyacının karşılanması amacıyla gündeme geldiğini öne sürdü.
Afet konutlarında yaşayan vatandaşların su ihtiyacının mutlaka karşılanması gerektiğini vurgulayan Erdem, bunun Teşikan Yaylası'ndaki yaşamı sona erdirecek bir yöntemle yapılmaması gerektiğini söyledi. "Sincik'te yaşayanlar da bizim akrabamız, oğlumuz, gelinimiz ve komşumuz. Onların sudan yararlanmasına kimse karşı çıkmıyor. Bizim söylediğimiz, suyu götürürken burada yaşayan insanları ve doğal hayatı yok saymayın" dedi.
Mevcut isale hattında önemli miktarda suyun boşa aktığını ileri süren Erdem, yeni kaynaklara müdahale edilmeden önce hattaki teknik sorunlar ile kayıp ve kaçakların giderilmesi gerektiğini belirtti. Boşa akan suya ilişkin ellerinde görüntüler bulunduğunu ifade etti.
Erdem, "Bir tarafta boşa giden su var, diğer tarafta ise bu su değerlendirilmeden kalan iki gözün de götürülmesine yönelik yeni bir proje bulunuyor. Önce mevcut isale hattındaki problemi çözün. Boşa akan suyu sisteme dahil edin" diye konuştu. Erdem, bölgedeki Yarpuzlu tarafında bulunan su kaynaklarının da alternatif olarak değerlendirilmesini önerdi.
Su meselesinin köyler ve vatandaşlar arasında tartışmaya dönüştürülmemesi gerektiğini söyleyen Erdem, yetkililere ortak akıl çağrısında bulundu. Bölge halkının çatışma ve ayrışma istemediğini dile getirerek, "Buradaki insanlar, 'Biz paylaşmaya razıyız fakat yok sayılmaya razı değiliz' diyor. Bir tarafı da diğer tarafı da dinleyerek hakkaniyetli bir çözüm üretilebilir" ifadelerini kullandı.
Teşikan Yaylası'ndaki su kaynaklarına ilişkin ellerindeki belge, görüntü ve diğer delilleri hukukçulara teslim ettiklerini belirten Erdem, çalışma durdurulmadığı takdirde konuyu yargıya taşıyacaklarını açıkladı. Erdem, "Köylülerimizle birlikte bu işin peşini bırakmayacağız. Hukuki hazırlıklarımızı başlattık. Bugün de halkımızın yanındayız, yarın da halkımızın yanında olacağız" dedi.
Basın açıklamasına katılan Doluca, Çatbahçe, Bağözü, Teğmenli ve Yapraklı köylerinin muhtarları da Teşikan Yaylası'nın bölge halkı açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek su kaynaklarının tamamen alınmasına karşı olduklarını dile getirdi.
Doluca Köyü Muhtarı Ramazan Yıldırım, mevcut isale hattındaki kayıp suya ilişkin görüntüleri hukuki süreçte kullanılmak üzere avukata teslim ettiklerini söyledi. Yıldırım, hattın yaklaşık iki kilometrelik bölümünde yapılacak kot değişikliğiyle boşa akan suyun sisteme kazandırılabileceğini savundu.
Çatbahçe Köyü Muhtarı Mehmet Delikanlı, Teşikan Yaylası'nın tek bir yerleşim yerinin değil, çok sayıda köy ve mezranın ortak kullanım alanı olduğunu belirtti. Delikanlı, bölgede kadastro çalışması yapılması yönündeki taleplerini de yetkililere iletti.
Bağözü Köyü Muhtarı Mehmet Türsun, mevcut hatta boşa aktığını öne sürdükleri suyun yeniden sisteme dahil edilmesi halinde yeni kaynakların alınmasına ihtiyaç kalmayacağını ifade etti. Teğmenli Köyü Muhtarı Abuzer Yalçıkkaya ise yayladaki suyun hayvancılık ve arıcılık yapan vatandaşlar açısından hayati önem taşıdığını belirterek, "Dedelerimiz ve babalarımız burada geçimlerini sağladı. Suyu tamamen aldığınız zaman buradaki insanları mağdur etmiş olursunuz" diye konuştu.
Yapraklı Köyü Muhtarı Hüseyin Uçar da "Teşikan Yaylası bizim geçim kaynağımız. Su olmazsa hayat olmaz" diyerek doğal kaynakların korunmasını istedi. Muhtarlar ve vatandaşlar, açıklamanın sonunda Teşikan Yaylası'nın bölge halkının ortak değeri olduğunu belirterek meselenin köyler veya ilçeler arasında gerilime dönüştürülmemesi çağrısında bulundu.
Serhat Erdem de yetkililere seslenerek, "Hakkaniyetli bir düzenlemeyle bu mağduriyetin önüne geçilebilir. İnsanları karşı karşıya getirmeden, ortak akıl ve adaletle bu mesele çözülebilir" dedi. Erdem ve muhtarların dile getirdiği iddialara ilişkin ilgili kurumlardan henüz kamuoyuna yansıyan bir açıklama yapılmadı.
