Salıcı: CHP'de Dağılma Eşiğindeyiz, Bölünmenin Ötesine Geçildi
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, partisindeki güncel durumu değerlendirdi. Salıcı, yaşanan sürecin basit bir bölünme olmadığını, aksine 'dağılma emareleri' gösterdiğini belirtti.

CHP'li Oğuz Kaan Salıcı, 'Partimdeyim' başlıklı açıklamasıyla partisinden ayrılmayacağını vurguladı. Salıcı, parti içindeki gelişmelerin yalnızca bir bölünme olarak nitelendirilemeyeceğini, 'dağılma emareleri' görüldüğünü ifade etti.
Salıcı, CHP'de yaşananların doğru teşhis edilmesi gerektiğini dile getirdi. Özgür Özel'in 'karpuz ile karpuz sapının ayrışması' benzetmesinin durumu açıklamakta yetersiz kaldığını savundu.
Oğuz Kaan Salıcı, "Olan biten, bölünmenin ötesine geçmiştir; dağılma emareleri görülmektedir. Bunun adı, Özgür Özel'in söylediği gibi, 'karpuz ile karpuz sapının ayrışması' değildir. Kaygım odur ki ortada kabuğu çatlayan bir nar vardır. Dağılma emareleri dün değil, Özgür Özel genel başkanken başlamıştır" ifadelerini kullandı.
4-5 Kasım Kurultayı öncesinde Özgür Özel'e "Partiyi bir arada tutabilecek misin?" sorusunu yönelttiğini hatırlatan Salıcı, gelinen noktada bu soruya olumlu yanıt verilemediğini ileri sürdü. İlk işaretlerin belediyelerde görüldüğünü belirten Salıcı, başka bir muhalefet partisine geçmenin izahı olabileceğini ancak CHP'den AK Parti'ye geçişlerin farklı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Salıcı, "Cumhuriyet Halk Partili uyuyup, AKP'li uyanmak eşyanın tabiatına aykırıdır. Siyasette kendisini güvende hissetmeyen kişilerin, partimizden uzaklaşıp, yıllardır zulmeden AKP'ye geçmesini sadece koltuk sevdasıyla veya hapis korkusuyla açıklayamazsınız" dedi.
Salıcı, açıklamasında CHP'den ayrılıp AK Parti'ye geçtiğini belirttiği belediye başkanları üzerinden parti aidiyetindeki zayıflığa dikkat çekti. Keçiören, Şehitkamil, Keşan, Aksu, Serik, Haymana, Söke, Seydişehir, Altınova, Hasankeyf, Göle, Afyon ve Aydın gibi yerleri örnek gösteren Salıcı, tartışmanın "bu isimleri partiye kimin getirdiği" üzerinden yürütülmesinin meseleyi perdelediğini savundu.
Salıcı, "Medya sabah akşam 'Bunları Özel mi, Kılıçdaroğlu mu getirdi' diye tartıştı. Mesele kimin getirdiği değil, anlayalım artık" değerlendirmesinde bulundu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın partiden istifasına da değinen Salıcı, bu tabloyu "dağılma" olarak nitelendirdi.
Salıcı, "İşte bu yüzden bunun adı dağılmadır. Tehlike, bölünmenin ötesindedir. Bu dağılmayı sadece mutlak butlan kararına bağlamak gerçeği gizlemektir" dedi. Partide fikrî zemini yeterince doldurulamayan bir "değişim" sürecinin merkezi otoriteyi ve parti aidiyetini zayıflattığını savunan Salıcı, bireysel pozisyonların ön plana çıktığını ifade etti.
Salıcı, sosyal medya etkisiyle yürütülen tartışmaların partideki gerçek sorunu gölgelediğini belirterek, ayrılık sürecinin çok önceden planlandığını ileri sürdü. "26 Temmuz'a kadar kurultay yapılmazsa CHP seçime giremez" iddiasıyla parti tabanının paniğe sevk edildiğini savunan Salıcı, bu söylemin ayrılık için gerekçe üretmek amacıyla kullanıldığını belirtti.
Salıcı, "Ayrılığın fikir babaları, partiden kopuşu akıllarına çok önceden yerleştirmişlerdi. Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'ayrılmayın' çağrısı da zayıf kaldı; inandırıcı bulunmadı. Kurultay'a dair vaatler ikna edici görülmedi. Süreci rahatlatacak güvenceler verme noktasında yetersiz kalındı" ifadelerini kullandı.
Mutlak butlan kararının CHP'de açtığı yaranın doğru bir siyasal akıl ve güven verici adımlarla onarılabileceğini belirten Salıcı, sürecin yönetiminde eksiklikler bulunduğunu savundu. Salıcı, "Oysa siyasi bir yargı kararının Cumhuriyet Halk Partisi'nde açtığı yara aklıselimle onarılabilirdi" dedi.
Açıklamasının sonunda parti içindeki isimlere sağduyu çağrısı yapan Salıcı, yıllarca omuz omuza mücadele edilen arkadaşların kalbinin kırılmaması gerektiğini söyledi. Salıcı, "Bu süreçte dilimize ve birbirimize mukayyet olalım. Onca yıl omuz omuza mücadele ettiğimiz arkadaşlarımızın kalbini kırmayalım. Dün yüz yüze bakıyorduk. Yarın yine selamlaşacağız. Türkiye'nin geleceği için, iktidar hedeflerimiz için yine aynı ortamlarda konuşacağız" ifadelerini kullandı.
CHP'nin kişilerden bağımsız, köklü bir siyasi gelenek olduğunu vurgulayan Salıcı, partide kalacağını şu sözlerle duyurdu: "Unutmayın; Cumhuriyet Halk Partisi bizden önce de vardı. Bizden sonra da var olacaktır. Bir yere gittiğimiz yok. Biz partimize rastlantı sonucu gelmedik. Biz Cumhuriyet Halk Partiliyiz."
