Eğitimci Yılmaz: Adıyamanlı Gençler 2034'e Hazırlanmalı
Eğitimci Yılmaz, LGS sonuçlarının ardından Adıyamanlı ailelere ve öğrencilere önemli uyarılarda bulundu. Yılmaz, gençlerin gelecekte karşılaşacakları dünyaya bugünden hazırlanmaları gerektiğini belirtti.

LGS sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte başlayan tercih sürecinde, aileler ve öğrencilerin dikkatli olması gerekiyor. Eğitimci Yılmaz, tercihlerin sadece bugünün koşullarına göre değil, gençlerin iş hayatına atılacağı 2033-2034 yıllarının dünyası dikkate alınarak yapılması gerektiğini vurguladı.
Yılmaz, ailelerin çocukları için iyi niyetle kurduğu 'Okuyup büyük adam olsun, sırtını devlete ya da sağlam bir şirkete dayasın' gibi duaların, artık geçmişte kalan bir dünyanın beklentilerini yansıttığını ifade etti. Bu bakış açısının günümüz ve geleceğin gerçekleriyle örtüşmediğini dile getirdi.
Bugün liseye başlayacak bir öğrencinin, lise ve üniversite eğitimini tamamladığında 2033-2034 yıllarında iş hayatına adım atacağını belirten Yılmaz, o tarihte gençlerin bambaşka bir Türkiye ve dünya ile karşılaşacağını kaydetti. Türkiye'nin hızla yaşlanan bir ülke haline geldiğini, TÜİK ve SGK verilerinin bu durumu açıkça gösterdiğini söyledi.
Yılmaz'ın analizlerine göre, 2034 yılında Türkiye'nin yaşlı nüfusu artacak ve yaklaşık 20 milyon emeklisi olacak. İdeal sistemde 4 çalışanın 1 emeklinin maaşını üretmesi gerekirken, 2034'te neredeyse her 1,3 çalışana 1 emekli düşeceğini belirtti. Bu durumun, iş hayatına atılacak gençlerin omuzlarındaki sosyal güvenlik, vergi ve prim yükünü çok daha ağır hale getireceğini ifade etti.
Bu tabloya yapay zekâ devriminin de eklendiğini dile getiren Yılmaz, iş yapış biçimlerinin kökten değiştiğini söyledi. Birçok masa başı mesleğin gelecekte farklılaşacağını, sadece diploma alarak güvenli bir gelecek kurma anlayışının geçerliliğini yitirdiğini vurguladı.
Yılmaz, genç ve donanımlı insan gücünün azalacağı bir dünyada, kendisini çağa göre yetiştirmiş gençlerin şirketler tarafından 'altın değerinde' görüleceğini belirtti. Ailelerin ve eğitimcilerin bu gerçeğe göre yol haritası belirlemesi gerektiğini ifade etti. Gençlere 'Ne olacaksın?' yerine, 'Geleceğin hangi sorununu çözeceksin?' diye sorulması gerektiğini söyledi.
Toplumun yaşlanmasıyla yaşlı bakımı, sağlık teknolojileri ve biyomedikal alanlarının öne çıkacağını belirten Yılmaz, iklim kriziyle birlikte akıllı tarım ve su yönetimi uzmanlığının önem kazanacağını kaydetti. Adıyaman gibi tarım ve bereketli topraklarla anılan şehirlerde akıllı tarımın geleceğin en kritik alanlarından biri olacağını vurguladı.
Yılmaz, gençlerin artık sadece kendi sınıf arkadaşlarıyla değil, dünyanın farklı ülkelerindeki gençlerle de rekabet ettiğini söyledi. Ancak bu durumun aynı zamanda büyük bir fırsat sunduğunu, 'Rakipleriniz dünyanın öbür ucunda olabilir ama müşterileriniz de orada' sözleriyle ifade etti. Yabancı dilin, özellikle İngilizcenin, 21. yüzyılın okuma yazması olduğunu belirtti.
Adıyaman'da yaşayan bir gencin, yazılım, dijital tasarım veya veri analizi bilirse Londra'daki veya Almanya'daki bir şirkete uzaktan iş yapabileceğini dile getiren Yılmaz, yapay zekâdan korkmak yerine onu doğru kullanmayı öğrenmenin önemine değindi. Gençlerin teknolojiyi sadece oyun oynamak için değil, işlerini daha hızlı ve verimli yapmanın aracı olarak görmesi gerektiğini söyledi.
Lise eğitiminin sadece üniversite sınavına hazırlık süreci olarak görülmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, gelecekte kurumların gençlerden algoritmaların yapamadığı becerileri bekleyeceğini ifade etti. Empati kurmak, kriz anında inisiyatif almak, karmaşık problem çözmek ve uyum sağlamak gibi becerilerin önem kazanacağını vurguladı.
Yılmaz, gençlerin finansal okuryazarlık konusunda erken yaşta bilinçlenmesi gerektiğini de ekledi. Lise çağındaki bir gencin enflasyon, bütçe yapma, tasarruf ve yatırım kavramlarını öğrenmesi gerektiğini belirtti. Velilere çağrıda bulunan Yılmaz, çocukların ailelerin yaşadığı eski dünyanın ezberleriyle değil, yaşayacakları geleceğin şartlarına göre hazırlanması gerektiğini söyledi.
2034 yılına bugünden hazırlanan, teknolojiyi arkasına alan ve dünya ile konuşabilen Adıyamanlı gençlerin geleceği endişeyle bekleyen değil, bizzat inşa eden bireyler olacağını belirten Yılmaz, 'Yeter ki biz onlara doğru pusulayı verelim' ifadelerini kullandı.
