🕌 İkindi 15:38💵 USD 49,06💶 EUR 55,18💷 GBP 64,92⛅ Adıyaman 22°Son deprem: GUZELKOY ACIKLARI-TEKIRDAG (MARMARA DENIZI) 3.1
ADIYAMAN HABER
Politika

Bakırhan: Yargı Süreçleri Barış Sürecine Güveni Zayıflatıyor

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Evrensel'e verdiği röportajda muhalefete yönelik yargı süreçlerinin barışa güveni azalttığını ifade etti. Bakırhan, yeni anayasa ve fon soruşturması gibi önemli konulara da değindi.

P
PERRE / Adıyaman
Bakırhan: Yargı Süreçleri Barış Sürecine Güveni Zayıflatıyor
ADIYAMAN HABER 'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyinKaynak ekle

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, muhalefete ve eleştirel kesimlere yönelik yargısal uygulamaların barış sürecini olumsuz etkilediğini belirtti. Bakırhan, "Muhalefete, eleştirel düşünen-söyleyen-eyleyenlere karşı yargısal süreçlerin işletilmesi barış sürecine olan güveni ve katkıları azaltıyor" ifadelerini kullandı.

İktidara ve devlete defalarca uyarıda bulunduklarını söyleyen Bakırhan, baskılar nedeniyle barış mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini vurguladı. Bugün demokrasi ve hukukun ihlalinin barış umutlarını azalttığını, ancak ortak mücadele zeminlerini artırarak demokratik ve eşitlikçi ilkeler etrafında siyaset örmede ısrarcı olunması gerektiğini kaydetti.

Bakırhan, sürecin toplumsallaşması için siyaset kurumunun yanı sıra sivil toplum, akademi, yazarlar ve aydınların daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Toplumla temasın artırılmasının önemine işaret etti.

İki yıllık süreçte atılan adımların küçümsenmemesi gerektiğini belirten Bakırhan, örgütün feshi ve silah bırakma kararını, Meclis Komisyonunun çalışmalarını ve yasal düzenlemeleri önemli bir başlangıç olarak değerlendirdi. Kırk yılı aşan çatışmanın iki yılın günlük temposuyla ölçülemeyeceğini, müzakerenin farklı beklentilerin ve kaygıların bulunduğu bir zeminde yürüdüğünü söyledi.

Süreçte yavaşlama ve gerilimler yaşanabileceğini kaydeden Bakırhan, siyasi iradenin yönünü koruması gerektiğini vurguladı. Silahların nerede, kime ve hangi yöntemle bırakılacağı, dönüşlerin hukuki statüsü ile güvenlik ve denetim mekanizmalarının hazırlık gerektirdiğini ifade etti.

Teknik gecikmeyle siyasi ertelemenin birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Bakırhan, "Teknik hazırlık için gereken zaman, siyasi ertelemeye dönüşürse süreç aşınır" dedi. Uzayan belirsizliğin söylentileri ve karşılıklı güvensizliği büyüttüğünü kaydetti.

Bakırhan, ilgili kurulların hızla oluşturulması, görev tanımlarının netleşmesi, silah bırakma ve dönüş mekanizmasının somutlaştırılması ve ardından yeni aşamaya geçilmesi gerektiğini söyledi. Bunun önünde engel olmadığını belirtti.

PKK'lilerin Türkiye'ye dönüşüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, ilk gelişlerin kışa kalmadan başlamasını beklediklerini ifade etti. Ekim ayının başlangıç olabileceğine ilişkin beklentilerinin bütünüyle ortadan kalkmadığını belirtti.

Dönüşlerin tamamının Türkiye'ye olup olmayacağı, hangi grupların hangi takvimle geleceği ve uygulamanın ayrıntıları konusunda ellerinde kesinleşmiş bir tablo bulunmadığını söyledi. Bu başlıkların ilgili kurullarda ve taraflar arasındaki görüşmelerde somutlaşacağını kaydetti.

Bakırhan, "Çerçeve yasa bunun hukuki kapısını açtı; fakat kapının açılmasıyla insanların içeri girmesi aynı şey değil. Çünkü kimse belirsizliğe dönmez" ifadelerini kullandı. Hukuki güvencelerin ve toplumsal hayata dönüş koşullarının hazırlanması gerektiğini vurguladı.

Abdullah Öcalan'ın silahsızlanma sürecindeki rolüne de değinen Bakırhan, Öcalan'ın çalışma ve iletişim koşullarının oluşturulmasını istedi. Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon çalışmalarında koordinatör sıfatıyla görev almasını beklediklerini söyledi.

Selahattin Demirtaş'ın sürecin gidişatına ilişkin eleştirilerinin barış karşıtlığı olarak yorumlanmasını doğru bulmadığını belirten Bakırhan, kendilerinin de eleştirilerini açıkça dile getirdiğini söyledi. Demirtaş'ın tahliyesini hukuk meselesi olarak değerlendiren Bakırhan, "Tahliyesi bir lütuf değil, hukukun borcudur" dedi.

Bakırhan, "Demirtaş, barış sürecinin başarıya ulaşması için açık biçimde sorumluluk alan yol arkadaşımızdır. Yolu eleştirmek, yürümekten vazgeçmek değildir" ifadelerini kullandı. Öcalan ile Demirtaş'ın birbirinin alternatifi olarak sunulmasına karşı çıktı.

Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Can Atalay ve siyasi tutukluların özgürlüğünün hukuk meselesi olduğunu; Öcalan'ın rolü ve çalışma koşullarının ise yürüyen sürecin ayrı bir başlığını oluşturduğunu belirtti.

Yeni anayasa tartışmalarına ilişkin kurumsal görüşlerini parti kurullarında değerlendirdikten sonra paylaşacaklarını söyleyen Bakırhan, Türkiye'nin demokratik bir anayasaya ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Anayasanın hazırlanma sürecinin toplumun bütün kesimlerini kapsaması gerektiğini belirtti.

Güçler ayrımı, yerel demokrasi ve kapsayıcı kimlik anlayışının önemine işaret etti. Anayasa tartışmasının seçme ve seçilme meselesine sıkıştırılmasını doğru bulmadığını, siyasi ajanda dayatmasından ve siyasetin dışında kalan bir tutumdan kaçınılması gerektiğini kaydetti.

Barışın toplumsallaşmasına ilişkin eleştirileri de değerlendiren Bakırhan, DEM Parti'nin eksik kaldığı alanlar olduğunu kabul ettiklerini söyledi. Farklı kesimlerin kaygılarını dinleyerek çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.

Bakırhan, "Barışı yalnızca DEM Parti'nin işi olarak göremeyiz. Bu, bir partinin projesi değil, 86 milyon insanın geleceğini ilgilendiren bir mesele" dedi. Suriye'deki gelişmeleri genel olarak olumlu değerlendirdiğini, entegrasyon ve askeri yapı konusunda atılan adımların ardından siyasetin önünün açılması gerektiğini söyledi.

Kürtçenin tanınmasına ilişkin adımlara rağmen anadilde eğitim talebini karşılayan kalıcı ve anayasal düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Bakırhan, Şam yönetiminin hakların tanınması ve demokratik siyaset alanının genişletilmesi konusunda adım atması gerektiğini kaydetti.

Bakırhan, Kürtlerin, Dürzilerin, Alevilerin ve diğer toplulukların haklarının güvence altına alındığı demokratik bir Suriye kurulması gerektiğini vurguladı. DEM Parti'nin dönüşümüne de değinen Bakırhan, 5'inci Olağan Kongre'de ilan ettikleri Demokratik Cumhuriyet Hareketini inşa etmeye başladıklarını belirtti.

Bir sonraki kongreye değişen koşullara uygun siyasi anlayış, kadro ve yapılanmayla gitmeyi hedeflediklerini söyledi. Fon soruşturmasına ilişkin açıklamalarda bulunan Bakırhan, yaşananları ekonomik dolandırıcılığın yanı sıra siyaset, denetimsizlik ve yurttaşların hakları açısından değerlendirdi.

Yaklaşık 500 bin yatırımcının birikimlerinin belirsizliğe girdiğini söyleyen Bakırhan, gözaltı ve tutuklamaların ardından yatırımcıların paralarının ne olacağı sorusunun yanıtlanması gerektiğini belirtti. "500 bin bir sayı değildir. Hepsi birer hayat. Birer aile demek" diyen Bakırhan, yurttaşların birikimlerinin korunması için yetkilileri sorumluluk almaya çağırdı.

Bakırhan, "Geliyorum diyen bu vurgunu kimler denetlemedi, kimler izin verdi? Paranın izi belli. İşlem yapanlar belli ve yapılacaklar da bellidir" ifadelerini kullandı.

Bizi Takip Edin

Ücretsiz mobil uygulama

Adıyaman’ın haberi cebinde olsun

Son dakika bildirimleri, nöbetçi eczane, taziye ilanları ve video haberler — Adıyaman Haber uygulamasını indir.

Haberler yükleniyor…