Ağıralioğlu, Gaziantep'ten İktidara Fon Hesaplaşması Çağrısı Yaptı
Ağıralioğlu, Gaziantep'ten yaptığı önemli açıklamalarla iktidarı hedef aldı. Konuşmasının büyük bölümünü fon sürecine ayıran Ağıralioğlu, iktidarın denetim mekanizmalarını yeterince işletmediğini savundu.

Ağıralioğlu, kamuoyunda tartışılan fon sürecine dikkat çekti. İktidarın denetim mekanizmalarını yeterince işletmediğini belirten Ağıralioğlu, başörtülü kadınların kamuda ve siyasette görev almasının önemli bir kazanım olduğunu ifade etti. Eski bir kadın bakan üzerinden yaptığı değerlendirmede, ortaya atılan fon iddialarının hükümet tarafından bütün yönleriyle açıklanması gerektiğini söyledi.
Fon sürecinde yüz binlerce kişinin doğrudan etkilendiğini öne süren Ağıralioğlu, aileleri ve bağlantılı şirketlerle birlikte milyonlarca kişinin bu durumdan mağdur olduğunu savundu. İktidarın hem siyasi hem de idari sorumluluğu bulunduğunu vurguladı. Ağıralioğlu, "Başörtüsüyle devlet hizmetine buluşturduklarınız bugün milleti fonlarına kadar soyarken siz bu kadar işin arkasındaki denetimsizliğin, keyfiliğin hesabına hiç yanaşamadınız. Hesap vereceksiniz" ifadelerini kullandı.
İktidarın yaklaşık 25 yıldır milletin güveniyle ülkeyi yönettiğini belirten Ağıralioğlu, bu sürenin aynı zamanda siyasi sorumluluğu da beraberinde getirdiğini dile getirdi. Fonlarla ilgili ortaya atılan zarar rakamlarına değinen Ağıralioğlu, 900 milyar liralık kayıptan söz edildiğini hatırlattı. Bu paranın kimlere ve hangi işlemler üzerinden gittiğinin açıklanmasını istedi.
Fatma Betül Sayan Kaya'nın adını da konuşmasında anan Ağıralioğlu, 2 milyar TL'lik bir tutarın kamuoyunda isimlendirildiğini ileri sürdü. Geri kalan 898 milyar liranın listesinin tek tek millete ifşa edilmesi gerektiğini savundu. Ağıralioğlu, "Milletin malını kimin yediğini, milletin malını yerken nasıl korunabildiklerini, bu suistimale sebep olunurken devletin denetim mekanizmalarını nasıl kapattıklarını tek tek milletimize anlatmalısınız" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da seslenen Ağıralioğlu, soruşturmanın siyasi kimlik ve yakınlık gözetilmeksizin sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. İktidar çevresinde bulunan kişiler dahil olmak üzere sorumluluğu bulunan herkes hakkında işlem yapılmasını talep etti. Ekonomik krizin yanlış yönetimden kaynaklandığını savunan Ağıralioğlu, emeklilerin ve dar gelirli vatandaşların yaşadığı geçim sıkıntısına dikkat çekti.
Hükümetin sosyal destek ve maaş artışlarında kaynak yetersizliğini gerekçe gösterdiğini belirten Ağıralioğlu, İşsizlik Fonu, Kur Korumalı Mevduat ve faiz ödemeleri üzerinden ekonomi politikalarını eleştirdi. Ağıralioğlu, "Fonculara nereden veriyorsanız oradan vereceksiniz" diyerek, fon krizinde kaybedildiğini öne sürdüğü paranın bütün emeklilere bir yıl boyunca aylık 5 bin lira ilave ödeme yapılabilecek büyüklükte olduğunu savundu.
Emniyet mensupları, jandarma, korucular, karayolları çalışanları ve kamu işçilerinin çalışma hayatına ilişkin sorunlarını da gündeme getiren Ağıralioğlu, toplumun geniş kesimlerinin ekonomik ve sosyal sıkıntılar yaşadığını söyledi. Ağıralioğlu, "86 milyonu dezavantajlı hale getirdiniz" diyerek, kamunun imkanlarından ayrıcalıklı biçimde yararlandığını iddia ettiği kesimlere karşı yeni bir yönetim anlayışı oluşturacaklarını ifade etti.
Yurt dışına çıkarılan sermayeye de değinen Ağıralioğlu, iktidar döneminde zenginleşen bazı kişilerin paralarını Türkiye dışında değerlendirmesini eleştirdi. İktidarın parti adında yer alan 'adalet' ve 'kalkınma' kavramlarına uygun hareket etmediğini savundu. Anahtar Parti'nin yönetim sistemine ilişkin hedeflerini de açıklayan Ağıralioğlu, mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nden vazgeçeceklerini söyledi.
Yarı başkanlık modelini savunan Ağıralioğlu; milletvekili sayısının azaltılması, seçimle oluşturulacak bir Cumhuriyet Senatosu kurulması, Devlet Planlama Teşkilatı'nın yeniden hayata geçirilmesi ve müsteşarlık sisteminin geri getirilmesi gerektiğini ifade etti. Ağıralioğlu ayrıca Anayasa Mahkemesi ve HSK üzerindeki siyasi etkinin azaltılacağını söyledi. Kamuda işe alımlarda uygulanan mülakat sistemini de eleştiren Ağıralioğlu, Anahtar Parti'nin iktidara gelmesi halinde mülakatı kaldıracağını açıkladı.
Üniversite kontenjanlarının istihdam imkanlarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten Ağıralioğlu, gençlerin yalnızca diploma sahibi olmalarını değil, eğitim aldıkları alanlarda iş bulabilmelerini sağlayacak bir sistem kurulması gerektiğini söyledi. Kamu yönetimindeki denetim mekanizmalarını güçlendirme sözü veren Ağıralioğlu, teftiş kurullarının yeniden etkin hale getirileceğini ve Sayıştay raporlarının yargı süreçlerinde daha güçlü biçimde kullanılacağını ifade etti.
Siyasi sorumluluk ile imza sorumluluğunun birlikte işlemesi gerektiğini söyleyen Ağıralioğlu, vatandaşın sorunlarını devlete duyuramadığı bir yönetim anlayışının değiştirileceğini belirtti. Eğitim sistemine ilişkin partisinin yaklaşımını da anlatan Ağıralioğlu, 4+4+4 sisteminin değiştirilmesini ve son dört yıllık bölümün mesleki eğitim seçenekleriyle desteklenmesini önerdi. Üniversitelerin ve bölümlerin ülkenin istihdam ihtiyacına göre yeniden planlanması gerektiğini savunan Ağıralioğlu, verimsiz eğitim programlarının iş gücü piyasasıyla ilişkilendirilmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye'den işlenmemiş ham maden çıkarılmasına karşı olduklarını belirten Ağıralioğlu, madenlerin ülkede işlenerek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti. Madenlerin niteliğinin tespit edilmesi için güçlü laboratuvar altyapısı kurulmasını isteyen Ağıralioğlu, Türkiye'nin en önemli zenginliklerinin insan kaynağı ve yer altı kaynakları olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler'de İsrail ve Netanyahu'ya yönelik sözlerine destek verdiğini belirten Ağıralioğlu, Türkiye'nin Gazze konusunda daha somut adımlar atması gerektiğini savundu.
İsrail ile ticari ilişkilerin tamamen durdurulmasını isteyen Ağıralioğlu, Gazze'ye yönelik insani yardım konusunda Türkiye'nin daha güçlü bir tutum ortaya koyması gerektiğini ifade etti. Konuşmasının son bölümünde milli ve dini değerlerin siyasi söylemde kullanılmasına ilişkin eleştirilerde bulunan Ağıralioğlu, yolsuzluk ve kamu kaynaklarının yanlış kullanıldığına yönelik iddialar varken yalnızca hamasi söylemlerin yeterli olmayacağını söyledi. Ağıralioğlu, "Artık konuşanların değil, yapabilenlerin dönemi başladı. Hamasetin değil, icraatın dönemi başladı" ifadelerini kullandı. Anahtar Parti'nin toplumun bütün kesimlerini ayrım yapmadan kapsayan bir yönetim anlayışı hedeflediğini belirten Ağıralioğlu, "Ayırmadan, kayırmadan 86 milyonu ailemiz biliyoruz" diyerek konuşmasını tamamladı.
Bizi Takip Edin

Adıyaman’ın haberi cebinde olsun
Son dakika bildirimleri, nöbetçi eczane, taziye ilanları ve video haberler — Adıyaman Haber uygulamasını indir.

