🕌 İkindi 16:03💵 USD 48,52💶 EUR 56,28💷 GBP 65,66⛅ Adıyaman 34°Son deprem: KOZCAGIZ-(KAHRAMANMARAS) 2.9
ADIYAMAN HABER
Güncel

Adıyamanlı Çiftçinin Borç Yükü: Dayan'dan Tarım Politikalarına Eleştiri

Anahtar Parti Besni İlçe Başkanı Ahmet Tevfik Dayan, tarım sektöründeki artan borçluluk, yüksek üretim maliyetleri ve çiftçinin ürün fiyatını belirlemedeki yetersizliğine dikkat çekti. Dayan, çiftçinin 1 trilyon 459 milyar TL'ye ulaşan borcunun Türkiye'nin gıda güvenliği için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

P
PERRE / Adıyaman
Adıyamanlı Çiftçinin Borç Yükü: Dayan'dan Tarım Politikalarına Eleştiri
ADIYAMAN HABER 'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyinKaynak ekle

Anahtar Parti Besni İlçe Başkanı Ahmet Tevfik Dayan, tarım sektöründeki güncel durumu değerlendirdi. Artan borçluluk, yüksek üretim maliyetleri ve çiftçinin ürün fiyatlarında söz sahibi olamaması gibi konulara değindi. Gıdaya erişimin toplumsal bir mesele olduğunu belirten Dayan, tarım politikalarının sadece çiftçinin gelir problemi olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Üreticinin ayakta kalmasının Türkiye'nin gıda güvenliği açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı.

Dayan, çiftçilerin bankalara olan tarımsal kredi borcunun 2004 yılında 5,3 milyar TL olduğunu açıkladı. Bu borcun Haziran 2026 itibarıyla 1 trilyon 459 milyar TL'ye yükseldiğini belirtti. Aynı dönemde tarımsal desteklerin 3,1 milyar TL'den 167,6 milyar TL'ye çıktığını kaydetti.

Dayan, rakamların tarımdaki sorunun boyutunu net bir şekilde gösterdiğini ifade etti. 2004'ten bugüne çiftçinin banka borcunun yaklaşık 275 kat arttığını, tarımsal desteklerin ise yaklaşık 54 kat yükseldiğini söyledi. 2004'te çiftçi borcunun desteğin 1,7 katı olduğunu hatırlatan Dayan, bu oranın bugün 8,7 kata çıktığını belirtti. Bu tablonun çiftçinin destekle değil, borçla üretime zorlandığını gösterdiğini vurguladı.

Takipteki tarım kredilerinin bir yıl içinde 7,7 milyar TL'den 25,5 milyar TL'ye yükseldiğine dikkat çeken Dayan, bu durumun ciddiyetini ortaya koydu. Üreticinin traktörü, tarlası ve diğer varlıklarının borç baskısıyla karşı karşıya kaldığını savundu. Çiftçinin her aşamada kredi kullanmak zorunda kaldığını ve ürününü sattığında dahi yeni üretim dönemi için yeterli paranın kalmadığını dile getirdi.

Dayan, mazot, gübre, tohum, fide, elektrik, sulama ve kredi faizlerinin fiyatını çiftçinin belirleyemediğini belirtti. Üreticinin yetiştirdiği ürünün satış fiyatında da yeterli söz hakkına sahip olmadığını ifade etti. Çiftçinin üretimin başından sonuna kadar başkalarının belirlediği fiyatlarla karşı karşıya kaldığını söyledi. Bu denklemde çiftçinin kazanmasının mümkün olmadığını vurguladı.

Sözleşmeli tarım sisteminin üreticiyi koruyacak şekilde yeniden ele alınması gerektiğini savunan Dayan, çiftçi örgütlerinin fiyat ve üretim planlaması süreçlerinde daha etkin olması gerektiğini belirtti. Masada çiftçinin yalnız oturduğunu, karşısında finansman gücü olan tüccar, sanayici veya şirket bulunduğunu ifade etti. Üretim planlamasının çiftçi örgütleriyle birlikte yapılması gerektiğini ve stratejik ürünlerde maliyeti gözeten taban fiyat ile kamusal alım güvencesi oluşturulması gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin farklı bölgelerinde üreticilerin maliyetin altında fiyatlarla karşı karşıya kaldığını belirten Dayan, şeftaliden üzüm ve kayısıya kadar birçok üründe benzer sorunlar yaşandığını dile getirdi. Bursa'da sanayilik şeftalinin kilogram maliyetinin 20-25 TL'ye ulaşmasına rağmen 5 TL'ye kadar fiyatların gündeme geldiğini söyledi. Mersin'de yaklaşık 15 TL maliyeti bulunan ürün için yine 5 TL civarında fiyatların konuşulduğunu belirten Dayan, üreticinin bu koşullarda ürünü toplasa da dalında bıraksa da zarar ettiğini ifade etti.

Malatya'da yaşanan sağanak ve sel nedeniyle kayısı üreticilerinin uğradığı zarara da değinen Dayan, açıklanan bilgilere göre 168 çiftçinin afetten etkilendiğini belirtti. Yüzlerce ton kurutulmak üzere serilen kayısının zarar gördüğünü ifade etti. Zarar tespitinin hızla tamamlanarak üreticinin gerçek kaybının karşılanması gerektiğini vurgulayan Dayan, afet yaşayan çiftçiye sadece faizli borç ertelemesi sunmanın çözüm olmadığını söyledi. Kaybın doğrudan karşılanması, karşılıksız destek mekanizmalarının devreye alınması ve borçların faizsiz şekilde yeniden yapılandırılması gerektiğini belirtti.

Çekirdeksiz kuru üzüm üreticilerinin de yeni sezon öncesinde fiyat belirsizliği yaşadığını belirten Dayan, üretim maliyetlerinin dikkate alınarak TMO'nun piyasayı düzenleyici bir fiyat açıklaması gerektiğini söyledi. Üreticinin ürününü hasat ettikten sonra fiyat açıklanmasını beklerse pazarlık gücünü kaybedeceğini vurguladı. Kamu, çiftçiyi tüccarın karşısında yalnız bırakmamalıdır diyen Dayan, üreticinin maliyeti, emeği ve yaşamını sürdürebileceği gelir dikkate alınarak taban fiyat politikası oluşturulması gerektiğini ifade etti.

ABD'nin Türkiye'den ithal edilen zeytin ve zeytinyağına yüzde 12,5 oranında ek gümrük vergisi getirmesinin üretici ve ihracatçı açısından yeni bir baskı oluşturduğunu belirten Dayan, Türkiye'nin kendi üreticisini koruyan bir dış ticaret politikası izlemesi gerektiğini söyledi. Dünyanın büyük ekonomilerinin kendi çiftçisini ve sanayicisini korumak için gerektiğinde gümrük duvarlarını yükselttiğini ifade etti. Türkiye'nin iç piyasada fiyat yükseldiğinde ilk çözümü ithalatta vergiyi düşürmekte aramaması gerektiğini vurguladı. Kendi üreticimizi korumazsak üretimi kaybedeceğimizi ve o gün dışarıdan gelecek ürünün fiyatını da belirleyemeyeceğimizi belirtti.

Zeytinyağında markalaşma ve katma değerli ihracatın artırılması gerektiğini ifade eden Dayan, ürünlerin düşük katma değerle dökme olarak ihraç edilmesi yerine, üreticinin ihracat gelirinden daha yüksek pay almasını sağlayacak politikalar geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.

Türkiye genelindeki tablonun Adıyaman ve Besni'deki üreticiler açısından da yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Dayan, tarımsal üretimin sürdürülebilir hale getirilmesinin kırsal nüfusun korunması açısından önem taşıdığını ifade etti. Besni'deki üreticinin derdinin Türkiye'nin başka bir ilindeki çiftçinin derdinden farklı olmadığını söyledi. Girdi pahalılığı, finansman maliyeti ve üreticinin ürün fiyatında yeterince söz sahibi olamaması gibi sorunlara dikkat çekti. Gençlerin tarımdan uzaklaşmasının en önemli nedenlerinden birinin geleceğini tarımda görememesi olduğunu belirtti.

Tarım sektörünün güçlü üretici örgütleri, yeterli destek, üretim planlaması, taban fiyat ve alım garantileriyle desteklenmesi gerektiğini ifade eden Dayan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: Bu ülkenin çiftçisi yazın sıcağında, kışın soğuğunda çalışıyor. Toprağını ekiyor, risk alıyor, borçlanıyor ve soframızdaki ekmeği üretiyor. Buna rağmen üretici sürekli borçlanarak ayakta kalmaya çalışıyorsa tarım politikasında ciddi bir sorun var demektir. Tarım faizli banka kredileriyle ve sürekli ithalat kapısını açarak ayakta tutulamaz. Üretim planlamasını çiftçiyle birlikte yapacağız, girdileri makul seviyeye indireceğiz, üreticinin ürününü maliyetinin altında satmasını önleyeceğiz ve güçlü üretici örgütlerini yeniden sistemin merkezine koyacağız. Çiftçiyi yaşatmadan tarımı, tarımı yaşatmadan da Türkiye'nin gıda güvenliğini koruyamayız.

Bizi Takip Edin

Haberler yükleniyor…
Adıyamanlı Çiftçinin Borç Yükü: Dayan'dan Tarım Politikalarına Eleştiri · Adıyaman Haber