Adıyaman'da Muharrem Ayı Mesajı: Kerbela Barış ve Adalettir
Adıyaman Cem Evleri ve Ziyaretler Vakfı Başkanı Ercan Coşkun, Muharrem ayı vesilesiyle önemli açıklamalarda bulundu. Coşkun, Kerbela'nın insanlık tarihindeki adalet mücadelesini ve Muharrem ayının özündeki değerleri vurguladı.

Adıyaman Cem Evleri ve Ziyaretler Vakfı Başkanı ve eğitimci Ercan Coşkun, Muharrem ayı dolayısıyla bir açıklama yaptı. Coşkun, Kerbela'nın insanlık tarihindeki en önemli adalet mücadelelerinden biri olduğunu belirtti. Muharrem ayının özünde hak, hukuk, adalet, birlik ve dayanışma bulunduğunu ifade etti.
Coşkun, insanlık tarihinin Habil ve Kabil ile başlayan hak ve haksızlık mücadelesi üzerinden şekillendiğini söyledi. Hz. Muhammed'in insanlığa hak ve adalet eksenli bir medeniyet bıraktığını vurguladı. Coşkun, "Hz. Muhammed'in yaptıklarına baktığımızda sil baştan bir medeniyet inşası değil; bir ıslah edici yöntem ile medeniyeti hak, hukuk, adalet, eşit insanca yaşam, sınıfsız yaşam süzgeçlerinden geçirerek ve cinsiyetleri değerli kılan bir medeniyetin inşasını ve doğuşunu sağlamıştır" dedi.
Hz. Muhammed'in vefatının ardından yaşanan gelişmelerin Kerbela hadisesine zemin hazırladığını belirten Coşkun, Hz. İmam Hüseyin'in hak ve hakikatin temsilcisi olarak zulme boyun eğmediğini dile getirdi. "Hz. Peygamberin vefatından sonra kurduğu medeniyetten akli olan velayet makamına aykırı davranıldı. Bu süreç Hicret'in 61. yılına kadar üstü kapalı gelişti" ifadelerini kullandı.
Kerbela öncesinde Hz. İmam Hüseyin'in çatışmayı önlemek için çözüm yolları sunduğunu belirten Coşkun, şu ifadeleri kullandı: "Birinci çözüm önerisi beni Yezit ile görüştür onunla konuşayım, çözelim dedi. İkinci çözüm ise bana ve aileme müsaade edin Küfe'ye gidelim. Üçüncü çözüm ise bana ve aileme müsaade edin İslam coğrafyasının dışına gidelim oraya yerleşelim."
Coşkun, bu önerilerin kabul edilmediğini belirterek, "Hz. İmam Hüseyin'e ya Yezit'e koşulsuz ve sınırsız biat edeceksiniz ya da ölümü kabul edeceksiniz diyerek esareti dayattı. Hz. İmam Hüseyin, o insanlık tarihine geçen onurlu duruşu sergileyerek 'Hüseyni Duruşu'nu tercih etmek mecburiyetinde kaldı" dedi.
Muharrem ayında tutulan orucun yalnızca aç kalmaktan ibaret olmadığını ifade eden Coşkun, Kerbela şehitlerinin acısının yaşatıldığını belirtti. "Bizler de İmam Hüseyin gibi yaparak onun bize bıraktığı mirası sahip çıkarak hak ve hakikat yolunu yaşıyor ve yaşatıyoruz. Yas-ı matem ayında Kerbela şehitlerinin acısını yüreğimizde ve hafızalarımızda yaşıyoruz" dedi.
Muharrem ayında uygulanan yas erkânına da değinen Coşkun, "Bu yas çerçevesinde yolumuzun erkânı ve öğretisi gereği kırıp dökmeden uzak duruyoruz, incinmiş olsak da incitmiyoruz, kurban kesiminden uzak duruyoruz, bitkisel ve temel yiyecekler tüketiyoruz, eğlenceden uzak duruyoruz, düğün ve dernek kurmuyoruz, giyimimizde ve hijyen ihtiyaçlarımızda sınırlılıklar göstererek özenli bir edep ve ahlaki yaşam geliştiriyoruz" ifadelerini kullandı.
Muharrem ayının sonunda paylaşılan aşurenin farklılıkların birlik içerisinde yaşamasının sembolü olduğunu kaydeden Coşkun, "Bu Muharrem ayının içindeki oruçların bitiminde birbirine uzak yiyecekleri bir kazanda yakın kılarak olağanüstü tatlı bir lezzete dönüştürdüğümüz aşure lokmamızı bütün insanlığa pay ederiz. Bu tatlı aşure lokmamız ile hak ve hakikat inancımızın öğretisiyle bütün insanlığa bizler bir kez daha acımızı andık ve yüreğimize gömdük ama yaşam barış ile, uzlaşı ile, dayanışma ile, bütünleşme ile, birlikte yaşam ile güzel ve bereketlidir mesajını veriyoruz" dedi.
Coşkun, Muharrem ayının 2026 yılına taşıdığı evrensel mesajın barış ve kardeşlik olduğunu belirtti. "Hz. Peygamber nasıl ki Yesrib şehrini Medine yaptıysa bizler de Aşure'nin kutlu mesajı ile hak ve hakikat öğretisiyle gelin canlar bir olalım ve aşk ile dünyayı bütün insanlığın Rıza Şehri yapalım" dedi.
